Jiyan-Board


FORUM Portal Albümlerim Sosyal Gruplar Kimler Online Bugünki Mesajlar
Geri git   Jiyan-Board.NET > KÜLTÜR SANAT EDEBİYAT BİYOGRAFİ YÖRELERİMİZ > Edebiyat Bölümü > Şiirler
Kayıt ol CezalilarTüm Albümler Roj Tv Zindi Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Karanfil
Konudaki Cevap Sayısı
1
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
24

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-18-2009, 13:47   #1 (permalink)
Heval
 
bazidli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Activity Longevity
0/20 1/20
Today Mesajlar
0/5 sssss2891
Üye No: 23
Mesajlar: 2,891
Konular: 2640
Referanslari: 0
Arkadaslari: (0)
Cinsiyet:
Kullandigi Tesekkür: 23
Aldigi Tesekkürler: 104
REP Gücü Puanı: 618
Aldigi REP Puani: 460
bazidli is a glorious beacon of lightbazidli is a glorious beacon of lightbazidli is a glorious beacon of lightbazidli is a glorious beacon of lightbazidli is a glorious beacon of light
Son Aktivitesi: 08-30-2009 :   21:56 
Toplam Online Süresi: 1 Ay 4 Gün 7 Saat 30 Dakika 48 Saniye
Submit to Clesto Submit to Digg Submit to Reddit Submit to Furl Submit to Del.icio.us Submit to Jeqq Submit to Spurl
Standart Karanfil

Karanfil

Az önce öğlen güneşi geçmişti bu duvardan, sımsıcaktı. minderini taş oturağın üzerine yerleştirdi ve oturdu. Güneş hala vardı ama az ötedeki salkım söğüdün arkasına saklanmıştı. Zerîya nene her temmuzda ve istinasız her gün bu saatte bu taş oturakta salkım söğüdün arkasına saklanan güneşin kaçamak ısısında oturur ve geçmişin hülyasına dalar kendinden geçerdi.
Uykunun en şekerlemesinde bazen sayıklar bazen de çukurlaşmış göz yuvalarından hafif bir ıslaklık belirirdi. Bu tavrı en çok torunu Karanfilin hoşuna giderdi.
Karanfil bu anı kaçırmamak için bütün diğer isteklerinden ve sevdiği oyunlardan uzak tutardı kendini.
3. sınıfa gidiyordu karanfil. Daha bu yaşında Zerîya nenesinin siyatiği hep azdığı için söz vermişti doktor olmaya. Çünkü onun ve nenesinin arasında kimsenin tanık olamayacağı kadar sıkı bir sevgi bağı vardı.
leğende bıttım sabunuyla nenesinin elinde yıkanmak onun için bir çocukluğun en güzel lezzeti gibiydi. Zerîya nenesi yumuşak elleriyle saklanmış güneşin şahitliğinde onun saçlarını örük örük örerken o küçük bir peri kızı olup gökyüzünü dolaşır kaf dağının ötesine giderdi. Çünkü zerîya nenenin masalları kaf dağının arkasındaki güzelliklerden söz ederdi.
Birde yıkandıktan sonra kemik tarakla saçlarını ince ince tararken Zerîya nenenin yaşlı sesinin kürdileri onun küçük dünyasının unutulmazları arasında yerini alıyordu. Mevsimin en sıcak günleri temmuz ayıyla buluşsa bile Zerîya nene Befir barî kürdisini mutlaka mırıldanırdı.
Bir keresinde sormuştu Befir barî"nin öyküsünü: Zerîya nene demişti ki: Nîxekamin ew poramin a sipî revşa vî stranê ye. (Karanfilim beyaz saçımın dünyasıdır bu kürdi.) Ondan sonrada sormamıştı bir daha ama meseleyi de tam olarak anlamamıştı. Bir gün anlayacağını umud ederek saklamıştı bilgi dağarcığında.
Zerîya nenesi onun ismini koymuştu. İsmini de bir gün merak edip sormuş ve şu cevabı almıştı. Karanfil insan vücudunun dostudur. Bizim gençliğimizde böyle ziynete falan pek sık rastlanılmazdı zaten ailelerimizde yoksuldular. Ancak her evin evlenme çağına gelen kızlarının burnunda hızma olurdu. Onun için burun mememize açılan delik kapanmasın diye karanfil çekirdeği ile süslenirdi. Hem burun etimize zarar vermez hem de kokusuyla doğal parfümümüz olurdu.
O gün yine saç leğende bıttım sabunuyla yıkanmış ve elbiselerini giydikten sonra taş oturağın üzerinde güneşin nazını çeken Zerîya nenesinin dizlerinin dibine oturmuştu. Ona ait bir tarafı iri diğeri ince dişli tarağını verdi nenesin eline, alüminyum tasın içindeki suya tarağın dişlerini batırıp gece siyahı saçlarını taraması için.
Zerîya nene bu anı bekliyordu. Çünkü bu saçlar onun elinden geçtikten sonra hafif yorulurdu sonra sırtını verdiği duvarın dibinde akşam gölgesi yüzüne düşene kadar uyurdu. Bu onun için zinde durmanın bir başka sırrıydı.
Az önce gelen Karanfil'in saçlarını elinin kolayına gelecek şekilde ayarladıktan sonra başladı taramaya. İpek gibi saçları tarağın dişleri arasında geçirirken bir diğer eliyle de üstünden geçiyordu. O vakit o ve saçlar tambur ve tamburi gibi sanat birbirini tamalıyorlardı sanki. Kürdiler peşi sıra gelirken karanfilde bu peri yarısı nenenin elerinde ne kadar mutlu olduğunu yaşıyordu. Arada bir eğilip saçlarını koklarken karanfilde nenesinin burnundaki karanfilin kokusunda dağılıyordu büyümenin hevesine.
Karanfilin belinden aşağı sarkan saçları dört örük olurdu hep. Çünkü nenesi böyle severdi. Çünkü nenesinin annesi sadece dört sene saçlarını örebilmişti o ah hep ukde olmuştu içinde.
Salkım söğüdün gölgesi iyice çökünce üstlerine karanfilin saçları da taranmış ve örülmüştü. Zerîya nene Ferrah Diba (İran şahının karısı)resminin olduğu aynasını iç cebinden çıkardı torunun yüzüne tuttu. Bir maşallah çekti ve alnından öptükten sonra tarağı tası götürmesini ve gelirken de kuyudan bir tas su getirmesini tembihledi.
Yorulmuştu sırtını duvarda duran yastığa dayarken karanfil bir tas suyla geldi yanına. Suyunu içti ve tası başının üstüne gelen pencerenin sarkıtına bıraktı. Yana doğru uzandı ve gözlerini kapadı her zamanki gibi.
Karanfil bir koşu gitti el örmeli seccadeyi getirip nenesinin üstünü örttü ve sağ tarafındaki boş yere oturup ders kitabını okumaya başladı.
Temmuzun yakıcı sıcağında kendini sıcağa siper eden salkım söğüdün gölgesinin altında torun kitap okumaya nene de uyumaya başlayalı neredeyse iki saat olmuştu ki komşulara oturmaya giden annede eve dönmüştü…
Gelir gelmezde karanfil kızım! Neneni uyandırıp içeri gelin diye bağırdı.
Karanfil tam bir hanım kızdı söz dinleyendi…
Ama nenesine şımarıklıklar yapardı. Kalktığı yerden nenesinin yanağına bir öpücük kondurdu. Gıdık yerinden gıdıkladı ve uzaklaştı gülerek bu şirin şımarıklık onun için en güzel oyunlardan bir daha hoştu. Bekledi ki her zaman olduğu gibi uyanır uyanmaz “nîxek"a nîxek” diye bağırmasını ama bu sefer öyle olmadı. Buna başta anlam vermeyen karanfil tekrar nenesinin başına geldi ve seslendi dadê… dadê… dadê…
Sonra ağlamaya başladı!
Karanfilin ağlayışına gelen anne Zerîya nenenin son uykusuna ikinci şahit oldu. Bu yorgunluğun ardında uyuduğu kaç bininci uykuydu ancak bu kez bir daha uyanmamak üzere kapamıştı gözlerini. Konu komşuya haber salındı. Acının izi silinmeliydi. Bu mutlak sonun ardında yapılan bütün işlemlerden sonra.
Karanlık tepeleri kapatırken zerîya nene defin edilmişti… Karanfilde ağlamaktan bitap oturduğu yerden dizlerini kollarının arasına kelepçelemiş öylece donakalmıştı…
Onsuz devam edeceği yolleğende bıttım sabunuyla nenesinin elinde yıkanmak onun için bir çocukluğun en güzel lezzeti gibiydi. Zerîya nenesi yumuşak elleriyle saklanmış güneşin şahitliğinde onun saçlarını örük örük örerken o küçük bir peri kızı olup gökyüzünü dolaşır kaf dağının ötesine giderdi. Çünkü zerîya nenenin masalları kaf dağının arkasındaki güzelliklerden söz ederdi.
Birde yıkandıktan sonra kemik tarakla saçlarını ince ince tararken Zerîya nenenin yaşlı sesinin kürdileri onun küçük dünyasının unutulmazları arasında yerini alıyordu. Mevsimin en sıcak günleri temmuz ayıyla buluşsa bile Zerîya nene Befir barî kürdisini mutlaka mırıldanırdı.
Bir keresinde sormuştu Befir barî"nin öyküsünü: Zerîya nene demişti ki: Nîxekamin ew poramin a sipî revşa vî stranê ye. (Karanfilim beyaz saçımın dünyasıdır bu kürdi.) Ondan sonrada sormamıştı bir daha ama meseleyi de tam olarak anlamamıştı. Bir gün anlayacağını umud ederek saklamıştı bilgi dağarcığında.
Zerîya nenesi onun ismini koymuştu. İsmini de bir gün merak edip sormuş ve şu cevabı almıştı. Karanfil insan vücudunun dostudur. Bizim gençliğimizde böyle ziynete falan pek sık rastlanılmazdı zaten ailelerimizde yoksuldular. Ancak her evin evlenme çağına gelen kızlarının burnunda hızma olurdu. Onun için burun mememize açılan delik kapanmasın diye karanfil çekirdeği ile süslenirdi. Hem burun etimize zarar vermez hem de kokusuyla doğal parfümümüz olurdu.
O gün yine saç leğende bıttım sabunuyla yıkanmış ve elbiselerini giydikten sonra taş oturağın üzerinde güneşin nazını çeken Zerîya nenesinin dizlerinin dibine oturmuştu. Ona ait bir tarafı iri diğeri ince dişli tarağını verdi nenesin eline, alüminyum tasın içindeki suya tarağın dişlerini batırıp gece siyahı saçlarını taraması için.
Zerîya nene bu anı bekliyordu. Çünkü bu saçlar onun elinden geçtikten sonra hafif yorulurdu sonra sırtını verdiği duvarın dibinde akşam gölgesi yüzüne düşene kadar uyurdu. Bu onun için zinde durmanın bir başka sırrıydı.
Az önce gelen Karanfil'in saçlarını elinin kolayına gelecek şekilde ayarladıktan sonra başladı taramaya. İpek gibi saçları tarağın dişleri arasında geçirirken bir diğer eliyle de üstünden geçiyordu. O vakit o ve saçlar tambur ve tamburi gibi sanat birbirini tamalıyorlardı sanki. Kürdiler peşi sıra gelirken karanfilde bu peri yarısı nenenin elerinde ne kadar mutlu olduğunu yaşıyordu. Arada bir eğilip saçlarını koklarken karanfilde nenesinin burnundaki karanfilin kokusunda dağılıyordu büyümenin hevesine.
Karanfilin belinden aşağı sarkan saçları dört örük olurdu hep. Çünkü nenesi böyle severdi. Çünkü nenesinin annesi sadece dört sene saçlarını örebilmişti o ah hep ukde olmuştu içinde.
Salkım söğüdün gölgesi iyice çökünce üstlerine karanfilin saçları da taranmış ve örülmüştü. Zerîya nene Ferrah Diba (İran şahının karısı)resminin olduğu aynasını iç cebinden çıkardı torunun yüzüne tuttu. Bir maşallah çekti ve alnından öptükten sonra tarağı tası götürmesini ve gelirken de kuyudan bir tas su getirmesini tembihledi.
Yorulmuştu sırtını duvarda duran yastığa dayarken karanfil bir tas suyla geldi yanına. Suyunu içti ve tası başının üstüne gelen pencerenin sarkıtına bıraktı. Yana doğru uzandı ve gözlerini kapadı her zamanki gibi.
Karanfil bir koşu gitti el örmeli seccadeyi getirip nenesinin üstünü örttü ve sağ tarafındaki boş yere oturup ders kitabını okumaya başladı.
Temmuzun yakıcı sıcağında kendini sıcağa siper eden salkım söğüdün gölgesinin altında torun kitap okumaya nene de uyumaya başlayalı neredeyse iki saat olmuştu ki komşulara oturmaya giden annede eve dönmüştü…
Gelir gelmezde karanfil kızım! Neneni uyandırıp içeri gelin diye bağırdı.
Karanfil tam bir hanım kızdı söz dinleyendi…
Ama nenesine şımarıklıklar yapardı. Kalktığı yerden nenesinin yanağına bir öpücük kondurdu. Gıdık yerinden gıdıkladı ve uzaklaştı gülerek bu şirin şımarıklık onun için en güzel oyunlardan bir daha hoştu. Bekledi ki her zaman olduğu gibi uyanır uyanmaz “nîxek"a nîxek” diye bağırmasını ama bu sefer öyle olmadı. Buna başta anlam vermeyen karanfil tekrar nenesinin başına geldi ve seslendi dadê… dadê… dadê…
Sonra ağlamaya başladı!
Karanfilin ağlayışına gelen anne Zerîya nenenin son uykusuna ikinci şahit oldu. Bu yorgunluğun ardında uyuduğu kaç bininci uykuydu ancak bu kez bir daha uyanmamak üzere kapamıştı gözlerini. Konu komşuya haber salındı. Acının izi silinmeliydi. Bu mutlak sonun ardında yapılan bütün işlemlerden sonra.
Karanlık tepeleri kapatırken zerîya nene defin edilmişti… Karanfilde ağlamaktan bitap oturduğu yerden dizlerini kollarının arasına kelepçelemiş öylece donakalmıştı…
Onsuz devam edeceği yolda ondan kalma aynayla ve befîr barî kürdisiyle büyüyecekti hiç çaresiz. Nenesiz geçecek ilk birkaç zaman onu hasta düşürecek ve kendi sessizliğine gömecek gibiyken aklına nenesine verdiği söz düştü… Doktor olacaktı.
Ama hayat bu kadar parlamadı yüzüne bütün çabaları onu yüksek okula götürmeye yetmedi. Okuyamadı… nenesinin aynası hala işlik cebinde saklıdır ama. Oda her yalnız kaldığında befîr barî kürdisini çığırır hala.
Ve bu gün karanfil orta yaş denecek yerin biraz üstünde ve o bıttım sabunuyla yıkadığı gece karası saçları yer yer beyaza teslim olmuş durumda.da ondan kalma aynayla ve befîr barî kürdisiyle büyüyecekti hiç çaresiz. Nenesiz geçecek ilk birkaç zaman onu hasta düşürecek ve kendi sessizliğine gömecek gibiyken aklına nenesine verdiği söz düştü… Doktor olacaktı.

Ama hayat bu kadar parlamadı yüzüne bütün çabaları onu yüksek okula götürmeye yetmedi. Okuyamadı… nenesinin aynası hala işlik cebinde saklıdır ama. Oda her yalnız kaldığında befîr barî kürdisini çığırır hala.
Ve bu gün karanfil orta yaş denecek yerin biraz üstünde ve o bıttım sabunuyla yıkadığı gece karası saçları yer yer beyaza teslim olmuş durumda.

Nasil yazilir kanla anilan bir tarih
Kuslarin bile söylemedigi bir mazlum sevda
Cana hep kan karisinca nasil yazilir?..!
Biz ki Diri Diri Tarihin Gizinde Kefenlendik
Ey Kac Yüzyildir Iz Süren Mülteci Kimlik!..

Ölüm der ki üsüyorum ben ne haksiz yerdeyim
Ben derim Kürdüm
Daglanmis türküm
Bir agirli ezgideyim..
bazidli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-18-2009, 14:57   #2 (permalink)
Banned
 
Bahoz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Activity Longevity
0/20 1/20
Today Mesajlar
0/5 sssss1570
Üye No: 69
Mesajlar: 1,570
Konular: 1767
Referanslari: 6
Arkadaslari: (3)
Nerden: De Loo
Meslek: HTML
Interests: Boş Geç
Biyografi: Eşkiya
Kullandigi Tesekkür: 182
Aldigi Tesekkürler: 74
REP Gücü Puanı: 0
Aldigi REP Puani: 910
Bahoz is a splendid one to beholdBahoz is a splendid one to beholdBahoz is a splendid one to beholdBahoz is a splendid one to beholdBahoz is a splendid one to beholdBahoz is a splendid one to beholdBahoz is a splendid one to beholdBahoz is a splendid one to behold
Ruh Hali:
Son Aktivitesi: 07-27-2009 :   20:56 
Toplam Online Süresi: 6 Gün 3 Saat 19 Dakika 5 Saniye
Submit to Clesto Submit to Digg Submit to Reddit Submit to Furl Submit to Del.icio.us Submit to Jeqq Submit to Spurl
Standart

Güzel Deneme Emeğine Sağlık Heval.
Bahoz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks
Etiketler
karanfil



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvpl Son Mesaj
Yedi Karanfil - Albüm Denge Jiyan Özgün ve Türkü Albüm Paylasim 1 01-28-2009 18:00
Yedi Karanfil - Albüm Denge Jiyan Özgün ve Türkü Albüm Paylasim 1 01-28-2009 17:54
Yedi Karanfil - Albüm Denge Jiyan Özgün ve Türkü Albüm Paylasim 1 01-28-2009 17:54
Yedi Karanfil - Albüm Denge Jiyan Özgün ve Türkü Albüm Paylasim 1 01-28-2009 17:53
karanfil Denge Jiyan Aşk ve Sevgi 6 12-04-2008 03:27


WEZ Format +2. Şuan Saat: 02:17.

Bu sitede yayinlanan program ve içerikler tamamen tanıtım amaçlı olup yayıncı yada hak sahibi isteği doğrultusunda paylasimdan kaldırılır.Lütfen info@jiyan-board.com mail adresinden bizimle irtibata geçiniz.Dosyalar alıntı olup sunucumuzda barındırılmaz.Lütfen Kullanıcı sözleşmesini tekrar gözden geçiriniz.Sitemiz dışındaki linklerden sitemiz sorumlu değildir.
Site Öz Geçmişimiz : jiyanboard.com jiyanboard.net jiyanboard.org jiyanboard.de jiyanname.de jiyan-board.com jiyan-board.org jiyan-board.net
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
Kurd Top List Submit website

ROJACIWAN | HPG-ONLINE | CMG-TEAM | EVINDARIM.ORG | CAVEN JIYAN | BIZEKALAN.NET | KURD WEBMASTER | TAK |