|
Jiyan-Board
|
|||||||
| Cezalilar | Tüm Albümler | Roj Tv Zindi | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||
|
Banned
![]() Üyelik tarihi: Sep 2008
Üye No: 69
Mesajlar: 1,570
Konular: 1767
Referanslari: 6
Arkadaslari: (3)
Nerden: De Loo
Meslek: HTML
Interests: Boş Geç
Biyografi: Eşkiya
Kullandigi Tesekkür: 182 Aldigi Tesekkürler: 74
REP Gücü Puanı: 0
Aldigi REP Puani: 910 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
Son Aktivitesi: 07-27-2009 :
20:56
Toplam Online Süresi: 6 Gün 3 Saat 19 Dakika 5 Saniye
|
Özgürce
Sen bir özgürlük kuşu Kanadını bağlamışlarsa Güneşe doğru uçarken, Ufukta kayboldu birden Bir rüya gibiydin Kimler kaçırdı seni? Tutunacak eller Sabahsız seher yelinde Kınalı keklikler gibi Rengarenk melekler gibi Sendin Karanfil kokulum Barış özleminde Saklandın bir an Yükseldi devrim çığlıkları Ezilenler ayaklandı Saldılar emekçim seni Yüzlerinde Köle değiliz hizmette Özgürüz emekte Sancak açıldı Kör dağların ardından Yaşamaya davet var Akan su hiç kirlenir mi? Bulandırmayın yeter artık Bayraklar dalgalanır ülkemde özgürce Her gün bir başka yerde gerilla Ayrı ayrı meydanlarda Dağların yüceliğinde Çatışmak var özgürce Göçün şiiridir yalnızlığımız Kristal yağmurlar damlıyor Masallarımızın sararmış yapraklarına Her yağmur damlası teni yakan ateş Mevsim katıksız yalnızlık Hangi kasabanın bitişine terk ettik Çocuk şarkılarımızın dargın melodilerini Mavi rüzgarı arıyor şimdi İçimizdeki kar beyazı düş martısı Tutkularımızdan köprüler kurduk Arayışlarımızın derin uçurum ağızlarına Soluğumuzda belirginleşirdi zaman Hayallerimizde tutuşurdu mekan * Hangi zaman Hangi mekan Saklı tuttu aşklarımızın yürek sancısını Dalgalar saflığı ipeksi tül gözlerimiz Yürek yağmur yarışı Islak toprak Ve halen kirletilmemiş sevinç Ufkumuzun sınır hatlarında * Göz yelkenlerimizi indiriyoruz O yeşil deryanın gizemine Ardımızda Bir tek zamanı bırakıyoruz Zaman ki Ağır ağır silecekti Geçmişin ayak izlerini Dudağımızda Hala o kentin hüzünlü melodisi Eski bir harabeyi anlatır Şimdiki zamanın terk edilen mekanlarına Hangi sürgünün hüsranı Hangi kuşatmanın kara lekesi * Ve hangi kentin yalnızlığını sindirdik Yüreğimizin işgalsiz yerinde Sazlık dumanları arasında yürüyoruz Bilinmeyen uzaklığa doğru * Kulağımızda Yıkıntılardan kalma çocuk ninnileri Avuçlarımızda Kar beyaz martı çığlığı Sahipsiz masalların Balıkçıl kuşlarıyla göçüyoruz Dilimizde sızılı bir anlatımın anlaşılmayan dilsizliği Düşlerimizde Liman çocuklarının mızıka sesleriyle göçüyoruz Kımıltısızlığımızı duyan var mı? Gören var mı? Çöldeki kayıp benliğimizi Ve şimdi Şair imgelerken İçimizdeki saklı acıları Göçün şairidir yalnızlığımız Kalbin aynasıdır sancılarımız Göçmen Gittiler göçmen kuş sürüleri gibi Oradan buraya savrularak Uçtular gökyüzünde Solgun bir buluttan Yağmur tanecikleriyle Gittiler yüreklerinin bilinmezliklerini geçerek Yürüdüler gecelerce Yürüdüler günlerce Yolcularıydılar güneş sabahlarının Küçük küçük ömürlerinde Yıllara Çağlara yürüdüler Kimileri daha çocuk yaşta Basamaklarına gençliğin Bir yumruk Bir yürek sancısında Sınanmıştı gönülleri Patikaları Ve uçurumsu yollardan Gittiler bilinmeyen Uzaklara doğru… Özlemin Kaç yıl oldu görmeyeli Kaç mevsim Yüzüne hasret kaldığım günler Ne çabuk büyüdü Anımsar mısın beni Hayalimdeki yüzün Şimdi büyüyen çocukluğun Hayalindeki yüzüm * Ak saçların Güven veren dokunuşların Yıldızlı gecelerimde huzur veren Anadilimde yüreğime işleyen Sevincimiz Sevgi ve barış kokan aşklarımız Aşklarımız sabaha da sürsün isterdim Çocuksu özlemlerimizin güneşi koynunda * Huzur veren dokunuşlarını Selamlamak isterdim Masalların düşlerimde tamamlanırdı Ak saçlarında dilsiz bir tarih * Çocuk yüreğime anlatamadığın gizli yaşanmışlıklar Büyüdüm Bir uzun yolculuk bekliyordu beni Artık senin için bir hayal Genç bedenlerin savaşında Yaşama dönüşerek Görkemli dağların yolculuğunda Beni uzun dönüşsüz Suçlusu masallarım olan Adını bir türlü veremediğim Bana yabancı gelen İstemsiz, o kenti bırakmış * Ardımdan ağlamalarını istemem Dağlarımın tüm çiçeklerini armağan ediyorum Toprağa düşen masal çocuklarına Unutma beni Bu Şiirler, 10 Temmuz 2005’te Dersim’de şehit düşen Azam(Murat Yavuz), 21 Ağustos 2005’te Xinerê’de şehit düşen Diren (Gulabi Kuman) ve 19 kasım 2003’te Bingöl Kızılağaç’ta şehit düşen Rohat(Mustafa Gök) yoldaşların anısına ithaf edilmiştir. . |
||||||||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| anisina, düsen, sehit, yoldaslarin |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvpl | Son Mesaj |
| Düsen Bir Yaprak | Denge Jiyan | Aşk ve Sevgi | 2 | 11-18-2008 02:58 |
| Sari Ibo Arkadasin Anisina | ßêrîvan | Gerilladan yazılar ve Anilari | 1 | 10-16-2008 20:21 |
![]() |
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. |
![]() |