|
Jiyan-Board
|
|||||||
| Cezalilar | Tüm Albümler | Roj Tv Zindi | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| Roportajlar Kendi Yaptigimiz ve Diger Roprtajlari Yayinlayabiliriniz |
|
||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||
|
Banned
![]() Üyelik tarihi: Sep 2008
Üye No: 69
Mesajlar: 1,570
Konular: 1767
Referanslari: 6
Arkadaslari: (3)
Nerden: De Loo
Meslek: HTML
Interests: Boş Geç
Biyografi: Eşkiya
Kullandigi Tesekkür: 182 Aldigi Tesekkürler: 74
REP Gücü Puanı: 0
Aldigi REP Puani: 910 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
Son Aktivitesi: 07-27-2009 :
20:56
Toplam Online Süresi: 6 Gün 3 Saat 19 Dakika 5 Saniye
|
Kürt kültürünü geliştirmenin kendisi için öncelikli olduğunu söyleyen Hozan Canê’nin son albümü “Vegere” 59 ülkede dağıtıldı. Kürtçe şarkılardan oluşan albümün dağıtımı Kürdistan’da henüz yapılmadı. Rewayi” ve “Wezirêmin” isimli albümleriyle müzik severlere merhaba diyen Hozan Canê, “Eşqa Welat” isimli ikinci albümüyle Avrupa’da müzik çalışmalarına devam etti. Son olarak da “Kürdistan’ın sesi” olarak 59 ülkede dağıtılmak üzere “Vegere” isimli albümünü çıkaran Hozan Canê, “Türkiye’de sanatçı olmak çok zordur” diyor. Hozan Canê’nin “Vegere” albümü Playsound firması tarafından 59 ülkede dağıtımı yapılmak üzere iki hafta önce piyasaya çıkarıldı. Uzun bir maratondan sonra üç dilden kapağı hazırlanan albümün kapağında yazılan “Bu sanatçının sesi, Kürdistan’ın sesidir” yazısı dikkat çekiyor. Playsound, Kürdistan’da 70 sanatçıyı dinleyerek Hozan Canê ile birlikte çalışmaya karar vermiş. Hozan Canê, yeni albümü ve müzik çalışmalarını gazetemize anlattı. Bugüne nasıl gelindi? Ben Arif Sağ Okulu’ndan geldim ve ses tekniği olarak da, üç yıl boyunca Şan dersi aldım. ‘89 yılında hem “Rewayi” kasetini yaptım hem de okulumu bitirdim. Bu albüm, benim müzik yaşantıma ilk yön veren albümdü. Yani müziğe, “merhaba” dediğim albümdü. Bu anlamda benim için önemi büyük bu albümün. Biliyorsunuz; o yıllarda “Ben Kürdüm” demek bile çok büyük bir suçtu. Sonra konser ve turnelerimi yaptım. Dinleyicilerim bana, “Senin sesin çok klasik bir ses” dediler. Annem bana hep, “Kızım, sen Kürtçe okuyacaksın” diyordu. 17 yaşındaydım ve okula gidiyordum. Okulu bitirene kadar annem bana hep bunu aşıladı. Müziğe başladığınızda siyasetle ilişkiniz var mıydı? Hayır siyaseti çok iyi bildiğim için Kürt müziğine başlamadım. Müziği Kürtçe yapıyorsanız, doğal olarak siyasetin de içine giriyorsunuz. Zorluklar, hapisler, işkenceler de peşinden geliyor. Günde iki kere karakola gittiğimi hatırlıyorum. Her çıktığımda gözlerim şişiyordu. Ondan sonra 6-7 ay da Van’da, hiç suçum yokken gözaltına alındım. Bir keresinde de konserden çıkınca, gece yarısı evin önünde maskeli adamlar tarafından yaralandım. Sonra da Avrupa’ya çıktım. Almanya’da 10 yıl kaldım. Bu süreçte, o kurşun yüzünden tam 6 kez ameliyat oldum. Sonra Akademi’de yer aldım. Artık müziği özgürce yapmaya başladım. Ve “Eşqa Welat” albümünü orada yaptım. Günlerce düşündüm ve sonunda albümüme bu ismi verdim, çünkü ülkemi çok seviyordum, ülkeme aşıktım. Ben, gece saat 23:00’e kadar çalıştığım temizlik işinin parasıyla bu albümü yaptım. Utanç verici bir şey değil ve ben bununla da onur duyuyorum. “Vegere”nin çalışması nasıl başladı? Üç yıl önce Fransa’dan bana bir teklif geldi. Firmanın sahibi Kürt Enstitüsü’ne başvurmuş. “Her sene bir ülkeye albüm yapıyoruz. Otantik ve müziğini yaptığı ülkenin kültürünü temsil eden bir sanatçı bize lazım” demiş. Tabii sanatçıyı onların kendisi seçmiyorlar. Firmanın adı Playsound’dur ve Sony’nin otantik bölümünün ismidir. Playsound kendi çapında 100 tane cd topluyor. Kürdistan’ın Güney’inde, Kuzey’inde araştırma yapıyorlar. Kürt Enstitüsü’nden de 100 tane cd alıyorlar. “Bu ülkenin de bir sesi olsun dünyada” diyorlar. Sonra, “Bu ses dünyada 59 ülkede tanıtılacak. Acaba bu ses otantik Kürt bağrında, dağlık bir ses olabilir mi, olmaz mı? Bu ses, o ülkeyi temsil edebilir mi?” diye, ellerindeki cd’leri üniversitede de araştırmaya alıyorlar. Araştırmalar sonucunda Meryem Xan’ın sesi birinci geliyor. Nesrin Şervan ise ikinci oluyor. Ama ikisi de 70 yıl önce rahmetli olmuşlardır. Benim sesim de bu araştırmalar sonucunda üçüncü ses olarak seçiliyor. Gidip görüştük ve döndüğümde Akademi’ye çalışmayı anlattım. Akademi, ‘Sonuna kadar senin arkandayız’ dediler. Kapatılan gazete Özgür Politika’ya, televizyona ve KNK’ye de gittim. Hepsi, sağolsunlar, çok sevindiklerini söylediler. Dönüp, müzik konusunda anlaşmaları yaptık. Ve 4 parça bana ait olmak üzere, diğerleri çok eski parçalardan oluşan bir albüm yaptık. Peki neden “Vegere”? İçimde çok beklettiğim bir şey vardı: Ülkeme dönüş. Bu albüm, bir gün ülkeme dönüşü temsil ediyor. Ben öyle görüyorum. Tabii ki, sevgiyi anlatıyor. Ama bu sevgi ülke sevgisiydi, tabiat ve aşk sevgisiydi. İçimdeki o acıları, o beklentiyi, o sulardaki alabalıkları ve ülkeye dönüşü anlatıyor. Şu anda albümün, 59 ülkede dağıtımı yapıldı. Tabii, Türkiye hariç. “4 ülkeye de Türkiye’den Kom Müzik dağıtımı yapsın” dediler. Kom Müzik’le görüşmelerimiz devam ediyor. 59 ülkede Kürt müziğini temsil ediyorsunuz. İlginç olan ise Kürdistan’ın bu dört parçasına müziğinizin gitmiyor olması... Fransız firmasının oralarla anlaşması yok. Yoksa, “Kürtlere yönelik olarak, oraya gitmesin” gibi bir anlayış söz konusu değil. Önemli olan, Kürdistan’ın dört parçasının bu albüme sahip çıkmasıdır. İster al ister alma. Güzel mi söylemişim çirkin mi söylemişim bu sorunun cevabı, 59 ülkeye dağıtımla zaten verilmiştir. Albüm uluslararası bir firmadan çıkmıştır ve bütün kontrollerden geçmiştir. Bu da albümün güzelliğine bir delildir. Canê filmde oynayacak Şu anda üzerinde çalıştığınız farklı projeleriniz var mı? İki tane klibim var. Beni Güney Kürdistan’a davet ettiler. “Sen bizim kültürümüzü oralara kadar götürdün. Biz de senin için bir şeyler yapalım,” dediler. Daha öncesinde onları tanımıyordum hiç, hatta Kürdistan’a bile ilk kez gidiyordum. Bana, “Sana üç tane klip yapacağız ve tek bir kuruş bile almayacağız” dediler. Bir de Kültür Bakanlığı’ndan altın bir ödül verdiler. Tabii, bu ödül benim şahsıma değildir aslında. “Canê’nin şahsı, Canê’nin düşüncesi ne olursa olsun; bizi Canê’nin sanatı ilgilendiriyor” dediler. Türkiye’den bir film teklifi aldım; büyük sanatçılarla yapılan bir film. Şu an prensip olarak kabul ettim filmde oynamayı, ama rolüm ne olacak bilmiyorum. Rojin’le birlikte oynayacağız. Belki eş rollerde olabiliriz. Rojin de çok güzel bir sese sahip ve üniversite bitirmiştir. Her zaman için sanatım, benim için asıldır. Yaralandım, işkence gördüm; ama yine de sanatımı düşündüm. Benim için öncelikli olan Kürt kültürünü yükseltmek. Asıl amacım budur. Albümün bütün ünlülerin albümleri içinde, raflarda yer alması beni ayrıca gururlandırdı. Ben bu gururu Kürt halkına hediye ediyorum. ADEM KARAÇOBAN |
||||||||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| albümü, canê’nin, ülkede |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvpl | Son Mesaj |
| Canê | H£WiDAR | Helbest (Şiir) | 1 | 02-04-2009 18:47 |
| Kewê Canê | H£WiDAR | Helbest (Şiir) | 0 | 09-29-2008 02:38 |
![]() |
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
|
![]() |