|
Jiyan-Board
|
|||||||
| Kayıt ol | Cezalilar | Tüm Albümler | Roj Tv Zindi | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| ÖNDERLiK, Genclik ve Savunma Gücleri Önderligimiz, genclik ve Savunma gücleri ile ilgili Hersey...BURADA YAYINLANACAK HER KONU VE MESAJ YÖNETICI KONTROLÜNDEN GECECEKITR.... |
|
||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||
|
Vip Uye
![]() Üyelik tarihi: Sep 2008
Üye No: 291
Mesajlar: 1,554
Konular: 289
Referanslari: 1
Arkadaslari: (25)
Yaş: 20
Cinsiyet:
Kullandigi Tesekkür: 6 Aldigi Tesekkürler: 45
REP Gücü Puanı: 722
Aldigi REP Puani: 9768 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
Son Aktivitesi: 01-01-2010 :
17:12
Toplam Online Süresi: 5 Gün 13 Saat 34 Dakika 31 Saniye
|
Dılzar Dîlok GILGAMEŞ’İN ÖLÜMSÜZLÜK OTUNU KİM BULDU “Zilan kişiliği; savaşın, örgütlülüğün, özgürlüğün, büyük yaşam tutkularının ve aşkın kişiliğidir. Bu çok nettir, bundan vazgeçilmez. Ne anlamamaya, ne de gereklerini yapmamaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Şunu her zaman söyledik; Zilan tarzı, yaşam anlayışıyla, sevgi anlayışıyla, savaş kişiliğiyle, cesaretiyle bizim için bir komutadır. O bizim için gerçek bir önderdir. Bu, kadında gerçekleştiğine göre değerlidir. Herkese düşen görev bu değere layık olmaktır. Bunun gibi yüzlerce gencecik kızlarımızın ve erkeklerimizin şahadetlerine gösterilecek en büyük bağlılıklardan birisi de böylesine bir savaş ya da yaşam gücünü gösterebilmektir.” Abdullah Öcalan İnsan, özvarlığına yüklediği anlamla insan olur ve bu anlamla ahenk içinde yaşadığı zaman yaşamış sayılır. Evrendeki her varlık kendi değeriyle ölçülür ve her varlığın kendine biçtiği değer, onun rolünü belirler. Toprak, bastığımızı bilerek yürüdüğümüz zaman incinmez. Su, kırılmaz bir özgürlük gerillasının terli alnına değdiği zaman. Açma zamanı geldiğinde gülümseyen bir çiçek bunu esirgemez onu seyreden gözlerden ve açılım ruhunu yayar evrene. Yaprakları dökülürken de hareketine özgü duyumsamayı yaydığından olsa gerek sonbaharların hüzün havası. İnsanın da insan olduğunun farkındalığı, yaşamda insan olmanın tabiatına uygun bir yer edinmesi, doğal ahenge katılımıyla mümkündür. Bu yaşayış tarzı, insana evrendeki başarısını, yaşamasının anlamını gösterecek biricik izahtır. Bunu başarabilenler, salt bir zerre olmanın sınırlarını aşar, birlikte varoldukları bütünün doğasına erişirler. Kendi sınırlarını sınırsızlığa ulaştırarak aşan ve tüm metabolizmaya ruh veren hücrede olduğu gibi, zerrenin evrene doğru yayılımında da bir dönüm noktası vardır ve bu o varlık için yaşamsal bir eşik anlamına gelir. Zeynep Kınacı, kendi zerre olmanın sınırlarını aşmaya en güzel, en insanî örnektir. Zilan arkadaşın bu gerçekleşmedeki eşiği, tüm hücreleriyle kendini eylem yapmaya hazır hissettiği ve her hücresini özgürleşme coşkusuyla, eylem kararlılığıyla ve yaşam iddiasıyla donattığı an’dır. Yaşam ve ölüm kavramlarının verili toplumsal sistemlerdeki konumuna bir müdahaledir Zilan arkadaş. 30 Haziran eylemi insan bedeninde toplanan, ruhla birleşerek dünyaya sesini duyurabilecek kuvvetin gerçeğini açıklayan bir gelecek ve geçmiş aydınlatıcısıdır. Zilan arkadaşın eylemiyle yükselen sesle görünür kılınan, üstün insanın inancı ve yaşam iddiası düşündürücüdür. O’nun coşkusu, eylem kararlılığı ve yaşam iddiasıyla Gılgameş’in uzun ve zahmetli yolculuktan sonra bulduğu ve getirirken düşürdüğü ölümsüzlük otunu bulmuş gibidir. Zilan arkadaş, yaşam kavramını salt kendi bedenine hapsetmeyecek bir bilince ulaşmıştır eylem kararıyla. Yaşam iddiası ve eylem kararlılığı bir paradoks gibi görünse de her ikisini birden kendinde yaşatır. Bilimin son araştırmalarına konu olan ve anlamlandırmaya çalışılan atom altı parçacıklarında süren yaşam, her bir parçacıkta bir özne halindedir ve sonsuz sayılarca oluşturulmaktadır. Zilan arkadaşta gerçekleşen, yaşamın bu oluşum gerçeğiyle anlamlı bir bütünleşme, ulusal, sınıfsal ve cinssel bilinç düzeyini, sevinci, coşkuyu, anlamlı bir yaşamın sahibi olma istemini bütün bir coğrafyaya yayma eylemidir. Birey bu bilince ulaştıktan ve bu bilinci ruhsal ve bedensel olarak kendinde bütünledikten sonra, bilinçte aştığı yaşama yeniden yönelmek, bireyin kendini kandırması, yaşam yanılsaması olacaktır ki bu tarz varlık ifadesi tercihinde bulunmak özünde bir yokluk dayatmasıdır. Varlık ve yokluk kavramlarına yüklenen yeni anlam ve yeni kavrama düzeyi ile yaşama konusunda karar kılmış bireyin herhangi bir insan gibi hayatını idame ettirmesini beklemek bir yanılgıdır. Su, dolduğu kaptan taşacaktır. Bir kadının yüreğine, beynine ve ruhuna damla damla dolan yaşam iddiası, anlamlı yaşama kararlılığı, düşünce ve duygu derinliğini yaratması, ona yeterli görülen kaptan taşacak ve kendine akacak bir mecra, bir su yatağı bulacaktır. Zilan arkadaş bunu başarmıştır. O’nda kendi kişiliğine tüm yönleriyle bakabilme ve kabullendiği bu gerçekliği değiştirme kararlılığı, arayışları yüceltmektedir. Zilan arkadaş kendi kişiliğine uygun bulduğu sosyalist ideolojiyi benimsedikten sonra Kürdistan özgürlük mücadelesine katılma kararı verir. 1995 yılında gerilla saflarına katılır ve kısa bir süre içinde bu özgürleşme yürüyüşünü bir koşuya dönüştürür. Önderliğe hitaben yazdığı mektupta bu konuya ilişkin şunları belirtir. “Ordu safları içerisinde olduğum süre içerisinde geçmişe oranla kişiliğimi tüm yönleriyle tanıyarak, belli bir gelişmeyi sağladım. İddia, kararlılık, moral, netleşme gibi konularda güçlendiğimi belirtebilirim.” Önderliğin kendi şahsında yarattığı ve toplumsallaştırma mücadelesi verdiği yeni yaşamı çok net görmüştür O. Bu nedenle kendini adayışı büyük bir iddia ve kararlılık örneğini teşkil etmiştir. Bu konudaki duyarlılığını Önderliğe yönelim olduğunda sergilediği tavırla göstermiştir. Önderliğe yönelen 6 Mayıs suikastı başarısız olmuşsa da Zilan arkadaş buna son derece net, güçlü, kararlı bir meşru savunma refleksiyle cevap vermeyi kendine görev bilmiştir. “Süreç intihar eylemlerini gerekli kılıyor. Bu hem bir taktiksel çıkış olacak hem de bizim açımızdan büyük moral etkileri olan bir eylemlilik olacaktır. Düşmanın Önderliğimize suikast girişiminde bulunarak sonuç almaya çalıştığı bu süreçte düşmana verilecek en iyi bir cevap olacaktır.” belirlemesi keskindir. Çünkü O’nun tavrı eylemidir. Bu döneme kadar duygu, düşünce, ruh birliği yarattığı kişiliğini belli fiziksel zorlanmalar yaşamasına rağmen Dersim’de kısa bir pratikle, güçlendirir. Bu dönem gerillada yaşanan taktik tıkanmayı görür ve savaş üzerine yoğunlaşarak bu tıkanma karşısında bir açılım yaparak bir özgürlük soluğu alma kararlılığını geliştirir. “Bireysel olarak aldığım ‘intihar gerillası’ olma kararı, sadece kendi şahsım adına değil, başta Başkan APO ve partimiz PKK’nin çabalarına layık olmak, genelde sömürülen bütün insanlığa, özelde Kürdistan Halkının özgürlüğü ve Kürt kadınının özgürlük istemlerine cevap olmak ve onların temsili olmak amacıyla aldığım bu karar, bana büyük bir moral ve cesaret veriyor. Tarifi imkânsız güzel duyguların sahibi olmama neden oluyor.” cümleleri eylem kararlılığıyla ulaşacağı amacı ortaya koyar. Yaşam tanımı görünenin en derinini görme, duyumsananın en derinini duyumsama tarzında olduğundan inancını, bilincini, öfkesini ve kinini, bir bedende toplanmış yaşamını, eylemiyle Dersim’e yayarak özgürleştirmeyi hedefler. Bu eylemin yaşam iddiası kararlılığının pratikleşmesi olması O’nun eylemle ölümü öldürme inancının gücünü ve yaşam bakışının derinliğini gösterir. Hücre hücre evrene karışarak bilinciyle, coşkusuyla, Önderlik ve ülke sevgisiyle her bedende ve ruhta bir yaşam hücresi olarak yer edinecektir. Bu şekilde yaşam iddiasına bir yaşam alanı bulmak onun eyleminin tarihsel oluşunun, ilk ve son oluşunun gerçek temelidir. Kadın olmanın Kürdistan’daki rengini Önderlikle öğrenmiştir ve ezilen bir ulus, ezilen bir sınıf ve ezilen cins olmanın çözümlenmesinin, Önderlik yaklaşımıyla birlikte bir özgürlük bilincine dönüştürüldüğü gerçeğinin bilinciyle adımlarını atar. Sosyalist teorinin insan ve kadın yaklaşımının önemine rağmen reel sosyalist deneyimin mevcut durumunu çözümler ve mektubunun Kürdistan Kadın Özgürlük Savaşçılarına bölümünde şöyle der. “İnsanlığı her alanda özgürleştiren sınıflar arasındaki çelişkileri ortadan kaldırmak eşit, özgür yaşam olanaklarının oluşturulması anlamında olan bilimsel sosyalist teori, kadının insanca yaşam olanaklarına kavuşturulması gerektiğini savunmaktadır. Ancak gerçekleşen sosyalizm, her ne kadar kadını bu yönlü biçimlendirmeye çalışmışsa da, sosyalizmin bilimsel esaslarından sapma, kadın özgürlüğünün özgür bir temelde ele alınmayıp, bütün insanlık sorunlarıyla birlikte ele alınması gibi nedenlerle kadını özgürleştirme çabaları sınırlı kalmıştır.” 30 Haziran’da O’nu usta bir taktik ve pratik planlamayla donanarak Dersim’e götüren özgürleşme düzeyinin ve yaşama ısrarının bir ifadesidir. Çünkü fedaileşen bir bilinç, dönemin tahlilini en yüksek anlama düzeyiyle yaparak onun gereklerini yerine getirmeyi şart kılar. Salt eylem anı değil, bilincinde ve ruhunda, bedeninin her hücresinde özgürlüğü yarattığı, yaşam iddiası ve kararlılığını oluşturduğu andır O’nu zirveye taşıyan. “Kadın özgürlük şehitlerimiz ve büyük direnişçilerimizin izinde yürümek, onların mirasına doğru bir şekilde sahip çıkmak çok şerefli bir duygudur. Bu şerefli görevin sahibi olacağım için kendimi şanslı görüyorum. Bin bir türlü sıkıntıya ve zorluğa katlanarak fedakârlık gösteren, emek ve çabanın sahibi olan, Kürdistan dağlarında özgürlük mücadelesi veren bütün kadın savaşçılarımızı, partimiz PKK’ye ve başta Başkan Apo’nun çabalarına bu temelde daha fazla örgütleyerek, güçlenerek söz ve iradenin sahibi olarak, bunun zeminini yaratmak için de anlamlaşarak cevap vereceğine ve özgür yarınları kendi elleriyle yaratacaklarına olan inancımla selamlıyorum. Başkanım! Kendimi intihar eylemini gerçekleştirmek için aday görüyorum. Bizler, sizin bitmez, tükenmez emek ve çabalarınıza karşılık, canımızı bile versek yeterli değildir. Keşke canımızdan başka verecek şeylerimiz olsaydı. Siz yaşamınızla bir halkı yeniden yarattınız. Bizler sizin eseriniziz. Tüm Kürdistan halkının ve dünya insanlığının geleceğinin teminatısınız. Yaşamınız bize onur veriyor, sevgi, cesaret, inanç veriyor. Tüm Kürdistan halkı ve milyonlarca insan size ölümüne bağlıdır. Sizin bu çekiciliğiniz bizi de oldukça etkilemektedir. En zorlandığımız anlarda sizin bizlere olan sevginizi düşünüyor ve manevi güç alıyoruz. Şehide en çok bağlı olan sizsiniz. Bu temelde gözümüz kesinlikle arkada kalmayacaktır. Bu eylemi gerçekleştirmem gereken bir görev olarak görüyor ve kendimi sorumlu hissediyorum. Mevcut geriliklerimi aşmanın, özgürleşmenin ve kendimi gerçekleştirmenin yolunun savaştan geçtiğini ve bu savaşında gereğinin yerine getirilmesi gerektiğine inanıyorum. Mazlum, Kemal, Hayri, Ferhat, Besê, Bêritan, Berivan ve Ronahi yoldaşların direnişlerine sahip çıkmak ve onların takipçisi olmak istiyorum. Halkımın özgürlük isteminin ifadesi olmak istiyorum. Emperyalizmin kadını köleleştiren politikalarına karşı, bombayı kendimde patlatarak hıncımın ve öfkemin büyüklüğünü göstermek ve Kürt kadınının dirilişinin sembolü olmak istiyorum. Yaşam iddiam çok büyük ve anlamlı bir yaşamın ve büyük bir eylemin sahibi olmak istiyorum. Başkan APO Önderliğinde yürütülen Ulusal Kurtuluş Mücadelemiz, çok yakında zafere ulaşacak ve mazlum halkım dünya insanlık ailesi içerisinde hak ettiği yerini alacaktır.” Önderliğimizin özgürlük mücadelesi şehitlerine yaklaşımını temel bir yoğunlaşma gündemi olarak ele alır Zilan arkadaş. Zilan arkadaşı zirveye taşıyan O’nun Önderlik öğretisini anlama ve özgürleşme düzeyiyle birlikte kişiliğini siyasal bir bilinçle tamamlama, sürecin gerekliliklerini en küçük ayrıntısına kadar anlamlandırma ve buna göre yaşama yaklaşımıdır. İşbirlikçi-çete çizgisinin Zeki şahsında dayatıldığı, her pratiğin önüne bir “olmaz” yaklaşımının konulduğu ve inançsızlığın yayılmaya çalışıldığı 1996 yılı, özgürlük hareketi açısından kritik bir mücadele yılıdır. Taktik öncülükteki tıkanmanın aşılması ve özgürlükçü bir açılımın yapılması hayati bir konudur. Aksi durumda gerillaya dayatılan marjinalleşmeyi aşmak, özgürlük hareketinin ölçü ve ilkelerine tam ters bir tarzda ve sosyal yaşam adı altında çeteci çizgi tarağından teşvik edilen çarpık ilişkilenmeleri Önderlik çizgisine çekmek mümkün değildir. Özellikle Zeki tarafından sosyal yaşam adı altında geri, geleneksel ve kişiliği kördüğüme çeviren ilişki tarzını genelleştirmek, bu yolla özgürlük mücadelesini köleci ilişkiler cenderesinde boğmak amaçlanmakta, pratikte, bu anlayışın yozlaştıran zeminleri hazırlanmaktadır. Böyle kritik bir süreçteki bu tablo düşmana umut vermektedir ve bir yıllık bir gerilla olan Zilan arkadaşın bu dayatmayı kırmadaki ısrarı düşmanın umutlarını boşa çıkarmayı amaçlar. Düşmanın kendini en güçlü saydığı, mevzilenmesini büyük bir sayı çoğunluğuyla ve arazi tutma yoluyla sağladığını düşündüğü Dersim şehir merkezinin eylem için özellikle seçilmesi, Zilan arkadaşın düşman gerçekliği kadar halk gerçekliğini çözdüğünü ve eyleminin sonuçlarını görebildiğini göstermektedir. Eylem tarzı, gerilla yaratıcılığının keskin bir örneğidir. Zilan eylemi düşmanın beklemediği bir yer ve zamanda, beklenmeyen bir tarzla gerçekleşmiştir. Kendi kişiliğini hücre hücre örgütlemek, eyleme gitmeden önce beyinde düşmana en güçlü darbeyi vurmak ve bunu eylemiyle kanıtlamak Zilan çizgisini oluşturan temel özelliklerdir. Eylem hazırlıklarındaki disiplin kadar, eylem sürecinde gösterdiği duyarlılık, gizliliğin son an’a kadar korunması, O’ndaki bilinci ve zafere kilitlenişi göstermektedir. Zafere kilitlenmek, Zilan’da çizgileşen kadın özgürlük militanının, fedaileşen özgürlük gerillasının temel perspektifidir. Ve bunu her örgütsel, askeri ve yaşamsal her eylemde geliştirebilmek Zilan çizgisini yaşamsallaştırmanın temel ölçütüdür. Çünkü fedaileşmek, sıradan olmayı reddeder. Cesaret, kararlılık, süreklilik, düşünce sınırlarını aşarak eyleme geçmeyi gerektirir. Yüzeysel istemleri kabul etmediği gibi istemindeki ısrarı disipliniyle, yaratıcılığıyla, gizliliğiyle ve eylemden önce eylemi başarıyla tamamlamayla ortaya çıkar. Zilan arkadaş eylemiyle zamanın ruhunu yakalamıştır. Zamanın ruhunu yakalamak, yaşadığı an’dan başlayarak yüzyıl gerçeğine kadar derin bir çözümlemeyi yapabilmeyi, özgür bir yaşam için eksik olanın ne olduğunu tespit edebilmeyi, bunun nasıl giderileceğini öngörebilmeyi gerektirir. Bunu yapabilen birey, bu konuda eksik kalan yanı tamamlama kararlılığını geliştirirse bunu nasıl yapacağının ayrıntılarını uygulamak, uygulama zeminini hazırlamak, önüne çıkan engelleri aşmak o birey için problem teşkil etmeyecektir. Zeynep Kınacı tüm bunları mükemmele varacak düzeyde gerçekleştirmekle, bu konudaki inancı sağlamlaştırmıştır. Bu anlamda Zilan eylemi bireyin tarihe bir müdahalesidir. Yaratıcılık, da tarihte gerçekleşen örnekleri tekrarlamaktan ziyade kendisi olarak zamanın ruhuna uygun olan eylemi hazırlayabilmeyi gerektirir. Ki bu eylemin etkisinin büyüklüğü bir anlamda da bir ilk ve son olmasındandır. Zilan çizgisi O’nun ölümsüzleşmesini ifade etmektedir. Ve Gılgameş’in ölümsüzlük otunu Zilan arkadaş bulmuş, eylemiyle onu taşıma gücünü, kararlılığını ve yeme cesaretini göstermiştir. Önderliğimiz bunun en somut, en yüce ve yaşayan örneği olarak Önder olmanın gereklerini anı anına, her hücresini özgürleştirerek, her saç telini örgütleyerek ve her anını direnişe dönüştürerek sergilemektedir. Zilan arkadaşın vasiyetini en anlamlı bir şekilde gerçekleştiren Önderliğimiz 30 Haziran eylemini bir manifesto olarak değerlendirir. “Bu bir emir! Bu bir sembol! Bu bir tarzdır! Bir yemindir. Ve bu bir ilk ve son eylemdir!” Zilan bizim için bir semboldür, anısı bir emirdir, gereklerini her zaman ve her yerde yerine getireceğiz. Bu ciddi bir yaklaşımdır. Bu çizginin ideolojik, politik, örgütsel boyutları çarpıcıdır. Zilan, aslında eylemiyle sadece karşısındaki düşmanı, emperyalizmi ve her tür geriliği mahkûm etmedi, daha çok kadına dayatılan, onun iğne ucu kadar basit yaşam endişelerine bağlanan, onun büyük özgür yaşam tutkusunu yok eden ve büyük eylemli olmasının önündeki her şeye büyük bir başkaldırıydı, bunu bizzat vasiyetiyle dile getirmiştir. En değerli yaşam bu çerçevedeki yaşamdır. Buna sonuna kadar sahiplenilmesi gerekmektedir. En yüce değerlerine sahip çıkamayanlar, onu yaşamsallaştıramayanlar asla iflah olmazlar. Anlam derinliği şurada yatıyor. Bir yandan kendisini tutsak eden her şeyi -ki bu emperyalizmdir, sömürgeciliktir, erkek gericiliğidir, kadın tutsaklığıdır, çirkinliğidir- bir eylemle yakıp yıkacağını bildiği gibi, çok özlem duyduğu -kendisi ‘Anlamlı bir yaşamın, eylemli kişiliği olmak istiyorum’ diyor- anlamlı yaşamın ifadesi olacağını da dürüstçe bildiği için, bırakalım daralmayı, tıkanmayı, bu tip yaşam, bu tip savaşım ona inanılmaz coşku veriyor. Yaşamın, sevincin kaynağı oluyor. En amansız eylemde bile bu böyledir. Eğer bu doğru özümsenirse hiç kimsenin daralma, tıkanma, yaşamda umutsuzluk gibi bir durumu ortaya çıkmaz. Tam tersine, olağanüstü heyecanlı, umutlu ve başarılı bir yaşam pratiği ortaya çıkar. Zaten binlerce başka örnekleri de var. Zilan bir kişi değil, bir çizgidir, bir yaşam tarzıdır, bir savaş tarzıdır, bir zafer tarzıdır. Ulusal, sınıfsal ve cins eşitsizliğine, köleliğine karşı, Önderlik çizgisinin sembol ifadesi olarak da görebileceğiniz Zilan devrimci direniş gerçekliği temelinde bir netleşmeye de ulaştı. Dolayısıyla biz, Zilan kimliğini bir çizgi olarak değerlendiriyoruz. Zilan bir kişi değil, ideolojik, politik, örgütsel ve eylemsel bir çizgidir. Nitekim vasiyeti olarak görmemiz gereken mektupları vardır. Bunlar hepimizin doğru bulduğu görüşlerdir ve bunları gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Kadın hareketimizin bağlı olacağı amaçlar ve örnek kişiliklerdir. Bu en üst düzeyde ifade ediliyor. Zorluklar sizi yıldırmasın, tam tersine sizi çelikleştirsin. Yine kolaylıklarla değil, zorluklarla yaşamı kazanın ki, değeri büyük olsun. Kolay kazanılan yaşam, yaşanmaya değmez. Kaldı ki bizim için kolay yaşam da mümkün değildir. Zorlu süreçlerin yaşamı tutku yaşamıdır, aşk yaşamıdır. Büyük zorluklardan geçen kişilikler büyük yaşayabilirler. Tıpkı Zilan’ın dediği gibi, büyük yaşamak büyük eylemlilikle mümkündür. Bizde tek yaşam felsefesi, doğru olanı da budur.” |
||||||||
|
Ciglik Oluruz Isyanlara
Türkü Oluruz Sevdalara Reber Oluruz Cikmazlara Umut Oluruz Özgürlüge !!! Düsmana inat Ayaktayiz Ihanetlere inat Sevdaliyiz yasaklara inat Daglardayiz inadina inat KÜRDÜZ Variz Ve Burdayiz !!! |
|||||||||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| buldu, gılgameşin, kim, otunu, ölümsüzlük |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
![]() |
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. |
![]() |