|
Jiyan-Board
|
|||||||
| Kayıt ol | Cezalilar | Tüm Albümler | Roj Tv Zindi | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||
|
Banned
Üyelik tarihi: Sep 2008
Üye No: 127
Mesajlar: 751
Konular: 279
Referanslari: 1
Arkadaslari: (5)
Nerden: Mezopotamya
Yaş: 20
Cinsiyet:
Kullandigi Tesekkür: 24 Aldigi Tesekkürler: 109
REP Gücü Puanı: 0
Aldigi REP Puani: 163 ![]() ![]()
Ruh Hali:
Son Aktivitesi: 02-07-2010 :
18:16
Toplam Online Süresi: 1 Gün 19 Saat 47 Dakika 16 Saniye
|
![]() Diyarbakır yakınlarında bulunan Kırklar Dağı civarındaki bir köyde Süryani bir aile yaşarmış. Bu aile, aile olalı yıllar olmasına rağmen çocukları olmamış. Ne yola başvurmuşlarsa kolları, kanatları kırılmış, hayalleri suya düşmüş, ümitleri kırılmış. Müslüman bir ailenin tavsiyesi ile Kırklar Dağı’nın arkasındaki Kırklar Ziyaretine gitmeye karar vermişler. Varıp ziyarete adaklar adamışlar, dilek tutmuşlar... Bir süre sonra nur topu gibi bir kız çocukları doğmuş, Suzan adını vermişler. Bundan sonraki her yıl, Kırklar Ziyaretini ihmal etmemiş, kurban kesmeye devam etmişler. Hanım kızımız büyümüş, serpilmiş, hurilere taş çıkartaracak bir güzelliğe ulaşmış. Bizim Adil oğlan da yakışıklı mı yakışıklı, suyu sıktı mı taş edecek kuvvete sahip bir delikanlı imiş. Eee boyu boyuna, huyu huyuna derler ya, Suzan kıza vurulmuş. O zamanlar platonik aşk icat edilmediğinden, kız da karşılık vermiş, iki gönül bir olmuş, samanlık seyran olmuş. Günler ayları, aylar yılları kovalamış. Suzan kızın doğum günü yaklaşmış. Olacak ya! Suzan kızın annesi de hastalıktan yatağa düşmüş. Adağı yerine getirmek için hizmetçileri göndermiş Suzan kızla beraber Kırklar Dağı’na. Adil Beyi’miz yerinde durur mu? O da peşlerinden gitmiş. Hizmetçiler dua ile, adak ile uğraşırken; iki kor yürek sıyrılmış aradan. Bir tenhada can cananı bulmuş, iki can bir olmuş. Tenler tanışmış, dudaklar kaynaşmış, bedenler vurulmuş... Bu olaydan dolayı, ziyaret çarpmış derler ki; Suzan kız, amansız bir hastalığa yakalanmış. Ne hekimler çare bulmuş, ne alimler isim koymuş bu derde. Akıl başından uçmuş, Adil Beyim de dahil, kimseyi tanıyamaz hale gelmiş. Dicle’nin kenarından kapılıvermiş sulara. Adil Beyi’mizin de ne aklı, ne de yüreği kaldıramamış bu ayrılığa. Suzan’ına kavuşmak için o da bırakmış kendini Dicle’ye... İşte bu efsanenin geçtiği söylenen Kırklar Dağı’nı görmekteyiz fotoğrafta. Bir de işin ilginç tarafı, bu dağı görmeye gelen yerli, yabancı turistlerin "Hani Dağ nerede? Ben dağ göremiyorum" soruları ve sitemleri vardır. "Paşam, ciğerim; şu anda Kırklar Dağı’nın tepesindeyiz" denildiğinde ise burun kıvırarak, "Yav ma böyle dağ mı olur? Çok alçak değil mi?" feryatlarýna tepkisiz, dudakların yatay eksendeki uzunluğunu artırarak, diş göstermeden sıcak bir gülümsemeyle geçiştiririz. "Oluyor işte!" |
||||||||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| dağının, diyarbakırdaki, efsanesi, kırklar |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvpl | Son Mesaj |
| mem u zinin efsanesi .... | Berfin | Geleneksel Kürt Kültürü | 1 | 06-28-2009 13:55 |
| Lokman hekim efsanesi | Rojava | Hikayeler, Denemeler | 0 | 10-04-2008 21:21 |
| Meşhur Zümrüd-ü Anka Kuşu Efsanesi | Rojava | Hikayeler, Denemeler | 0 | 10-04-2008 21:16 |
![]() |
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. |
![]() |