|
Jiyan-Board
|
|||||||
| Cezalilar | Tüm Albümler | Roj Tv Zindi | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Üye
|
Abdullah Öcalan: Ortadoğu'yu değiştiren gün, 9 Ekim</B>
İSTANBUL / Uluslararası Komplo, İngiltere, ABD, İsrail ve Türkiye'de eşgüdümlü olarak planlandı. Amacında Öcalan'ı ve Özgürlük Hareketi'ni tasfiye etmek, Kürtleri küresel sisteme bağımlı hale getirmek vardıKürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ı ve Özgürlük Hareketi'ni tasfiye etmeyi, Kürtleri küresel sisteme bağımlı hale getirmeyi amaçlayan Uluslararası Komplo, İngiltere, ABD, İsrail ve Türkiye'de eşgüdümlü olarak planlandı. Planın birinci ayağında hedefe Suriye konuldu. Öcalan'a kucak açan Suriye'ye yönelik kademeli olarak gerginlik arttırılırken Türkiye, Suriye sınırına asker yığdı. ABD, İngiltere ve İsrail'den, Suriye'ye "Öcalan'ı ülkeden çıkarmazsan hedef olursun" mesajları gitti. Böylece Suriye, uluslararası yönelime "teslim olmak" zorunda bırakıldı. Bunun üzerine Öcalan, 9 Ekim günü Suriye'den ayrıldıktan sonra PASOK Milletvekili Kostas Banduvas'ın daveti üzerine Yunanistan'a gitti. Ancak Yunanistan'da karşılaştığı muamele iç açıcı değildi. Türkiye ve ABD'nin baskıları sonuç vermişti. Öcalan havaalanı dışına çıkarılmıyor, Olimpik Havayolları bürosunun bir odasında bekletiliyordu. Öcalan'ı havaalanında karşılayan Yunan Gizli Servisi (EİP) Başkanı Stavrakakis ve EİP Başkan Yardımcısı Savvas Kalenderidis, Öcalan'ı Yunanistan'ı terk etmesi gerektiğini söylüyor, aksi halde zorla ülke dışına çıkarılacağı tehdidini savuruyordu. Öcalan 16 Ekim gecesi saat 21.00'de EİP kullanımındaki Falcon marka bir uçakla Moskova'ya hareket etti. Öcalan'ı Rusya Liberal Demokrat Parti lideri Jirinovski karşıladı ve kendi evine götürdü. Öcalan'ın Rusya'da olduğunun tespit edilmesinden sonra devreye ABD girdi. ABD Dışişleri Sözcüsü Rubin, Öcalan'ı kimsenin barındırmaması yolunda bir açıklama yapıyor, "Rusya'da dahil" vurgusunu ön plana çıkarıyordu. MAVİ AKIM KONSENSUSU ABD'nin Rusya üzerindeki baskısı sonuç vermişti. Öcalan'a Jirinovski'nin evinde kalamayacağı kararı tebliğ edildi. Ardından da Moskova yakınlarında Odinsovo bölgesinde sıkı korunan bir eve nakledildi. Bu sırada Öcalan'a "Rusya hükümeti sizi kabul etmeyecek. Kendinize yer arayın" denildi. Öcalan'ın Rusya'da bulunduğu beşinci gün Türkiye Dışişleri Müsteşar Yardımcısı İrtemçelik 21 Ekim'de Moskova'ya gitti, Rusya Dışişleri Bakanı İgor İvanov'la görüştü. Başbakan Mesut Yılmaz'ın kaleme aldığı mektubu İvanov'a teslim etti. 29 Ekim tarihinde Türkiye'ye gelen İvanov, Dışişleri Bakanı İsmail Cem ve Cumhurbaşkanı Demirel'le bir dizi görüşmeler yaptı. Görüşmelerde Türkiye, Rusya'ya Öcalan'a kucak açılmaması şartıyla doğal gaz alımını Rusya'dan yapacağına dair garanti verdi. Mavi Akım anlaşmasının imzalanmasından sonra Rusya'nın Öcalan'a yaklaşımı daha da sertleşmeye başladı. DUMA SİYASİ SIĞINMA TANIDI 2 Kasım günü Jirinovsksi yanında Duma Jeopolitik Konseyi Başkanı Mitrinof olduğu halde Öcalan'ın yanına gitti. Öcalan'a artık Rusya'da kalamayacağını bildirdi. Öcalan bundan sonra artık Mitrinof'un evinde kalacak, bu arada başka hangi ülkeye gidebileceği araştırılacaktı. Öcalan, siyasi sığınma talebinde bulunmak istediğini açıklayınca Mitrinof, "Duma'dan çıkartabiliriz. Ama hükümet buna uymayacaktır" yanıtını verdi. Mitrinof, Öcalan için siyasi sığınma tanınması için Duma'ya başvurdu. Rusya Başbakanı Primakov başvuruya sert tepki gösterdi. Ancak Duma'nın açık kararına rağmen Rusya Öcalan'dan ülkeyi kesin terk etmesini istedi. İTALYA YEŞİL IŞIK YAKIYOR Öcalan Rusya'da iken PKK Avrupa yöneticilerinden Ahmet Yaman İtalya Başbakanı Massimo d'Allema ile irtibat kurmuş, d'Allema Öcalan'ın İtalya'ya gelmesine yeşil ışık yakmıştı. Öcalan, 33 günlük Rusya yolculuğundan sonra 12 Kasım gecesi saat 21.45'te Roma'nın Leonardo da Vinci Havaalanı'na iniş yaptı. Ancak, havaalanına iner inmez gözaltına alındı. Haber Türkiye'de sevinçle karşılandı. Ancak ilerleyen saatlerde sevinç yerini öfkeye bırakacaktı. Öcalan, Regina Celia cezaevine götürülmüş ancak rahatsızlandığını söyleyince Roma'daki Palestrina Hastanesi'ne kaldırılmıştı. Tutukluluğu burada sürecekti. Türkiye, fazla zaman geçirmeden Öcalan'ın iadesi için girişimlerde bulundu. Ancak İtalya'nın yanıtı çok sert ve üst düzeyden oldu. Başbakan d'Allema, Öcalan'ın "ölüm cezası olan bir ülkeye iadesinin söz konusu olmadığını" açıklıyor, Türkiye'nin beklentilerine olumlu yanıt vermeyeceğini söylüyordu. O günlerde Kürtleri sevindiren gelişme sadece d'Allema'nın bu sözleri değildi. Açıklamadan bir gün sonra Yunanistan Parlamento Başkan Yardımcısı ve iktidardaki PASOK milletvekillerinden Sgourdis ve Baduvas Roma'ya gitti. Ellerinde 109 Yunan milletvekilinin imzaladığı bir dilekçe bulunuyordu. Dilekçe Öcalan'ın derhal İtalya'dan ayrılması ve Yunanistan'a gelmesi, kendisine orada siyasi sığınma hakkı tanınacağı yönünde bir davetti. AVUKATLARI MİLLETVEKİLLERİYDİ Öcalan'ın kaldığı hastanede istediği kişilerle bir araya gelmesi, d'Allema'nın özel kaleminden Roberto Kulio ile görüşmesi Ankara'nın tepkilerini daha da arttırmıştı. Ancak İtalya baskılara boyun eğmeye yanaşmıyor görüntüsü veriyordu. Türkiye'nin tepkileri artarken İtalya Yeşiller Partisi'nden Luigi Saracini ve Demokrat Sol Parti'den Guiliano Pisapia Öcalan'ın avukatlığını üstlenmiş, Saracini, Öcalan'ın siyasi iltica talebini resmen hükümete iletmişti. Aynı gün Türkiyeli gazeteciler gelişmeleri izlemek için İtalya'ya gitmiş, ancak provokasyon yapmaları üzerine Öcalan lehine gösteri yapanların saldırısına uğramışlardı. Bu durum Ankara'nın daha da sertleşmesine neden oluyordu. BASKI OKYANUS ÖTESİNDEN GELDİ Ancak İtalya'nın Öcalan'a yönelik yaklaşımını değiştiren baskı okyanus ötesinden geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı Öcalan'ın tutuklanmasını olumlu görüyor ancak Öcalan'ın Türkiye'ye iadesini ve yargı önüne çıkarılmasını istiyordu. Amerika'nın açıklaması etkisini kısa bir süre sonra gösterdi. Birkaç saat sonra Almanya İçişleri Bakanı Otto Schilly İtalya'ya giderek İtalya'nın Öcalan'ı Türkiye'ye iade etmesini önerdi. Ertesi gün İtalya Parlamentosu Öcalan'ın sığınma başvurusunu reddetti. 20 Kasım günü ise Roma İstinaf Mahkemesi İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan Öcalan'ın tutuklanma kararını kaldırdı. Ancak Almanya'nın tutuklama kararını kaldırmaması nedeniyle Roma'da mecburi ikamete tabi tutulmasına karar verdi. D'Allema, Almanya'nın iade talebinde bulunmaması halinde Öcalan'ı 30 gün sonra serbest bırakacaklarını açıklıyordu. MİT OPERASYON ÖNERİYOR Öcalan, bu karardan sonra Roma'nın kuzeyindeki Bracciona gölü kıyısındaki İnfernetto semtinde bir villaya yerleştirildi. Bu karar Türkiye'nin daha da sertleşmesine yol açtı. Murat Yetkin'in kaleme aldığı Kürt Kapanı isimli kitaptaki iddiaya göre, MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz'a "İtalya Öcalan'ı vermiyorsa, bunu biz bir operasyon yaparak halledebiliriz" önerisi yaptı. Bu öneriden sonra Cumhurbaşkanı Demirel ve Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu ile temas kurularak durum değerlendirmesi yapıldı. Plandan CIA'de haberdar edildi. ABD olası bir operasyon girişiminin işi daha da çıkmaza sürükleyeceğini düşünerek İtalya üzerindeki baskısını daha da arttırmaya başladı. CLİNTON VE NATO DEVREYE GİRİYOR ABD Başkanı Clinton Dışişleri Bakanı Madeleine Albright'a Öcalan'a Avrupa'da iltica hakkı tanınmaması ve Roma'dan çıkartılması için diplomatik çabaları arttırması talimatını verdi. Clinton'un bu talimatından sonra NATO faaliyete geçirildi. NATO Özel Komite toplantısında Öcalan konusunda NATO üyeleri arasında güvenlik ve istihbarat koordinasyonu sağlanması kararı alındı. 21 Kasım günü Albright, yanına NATO Genel Sekreteri Javier Solana'yı da alarak İtalya'dan Öcalan'ı sınır dışı etmesi gerektiği yönünde açıklama yaptı. Albright'tan sonra Clinton bizzat d'Allema'yı telefonla arayarak Öcalan'ın sınır dışı edilmesini istedi. ABD'nin Roma üzerindeki baskıları sonunda sonuç verdi. d'Allema Öcalan'dan artık "terörist" olarak söz ediyor, Öcalan'ın mahkemeye çıkarılarak adil bir şekilde yargılanmasını istiyordu. Bu açıklamayı izleyen günlerde Türkiye'de Türkbank skandalı dolayısıyla ANAP-DSP koalisyon hükümeti düşüyor yerine DSP azınlık hükümeti kuruluyordu. KAMUFLAJ ELBİSESİYLE TAHLİYE 16 Ocak akşamı Öcalan, kamuflaj altında Champigno Askeri Havaalanı'na götürüldü. İstikamet yeniden Rusya idi. Öcalan, Rus gizli servis elemanlarının koruması altında Moskova Gorki Havaalanı'na indi. Ancak devreye yine ABD girdi. Dışişleri Bakanı Albrigt Moskova'ya giderek Öcalan'ın sınır dışı edilmesini talep etti. Bunun üzerine Başbakan Primakov Öcalan'ın sınırdışına çıkarılması talimatını verdi. Öcalan, 20 Ocak'ta Tacikistan'a götürülerek Tacikistan'ın başkenti Duşanbe'de 9 gün boyunca lojman olarak kullanılan bir bölgede tek katlı bir binada ev hapsinde tutuldu. Öcalan, 29 Ocak'ta yine bir Rus jetine bindirilerek Batlık kıyısına, Petersburg şehrine götürüldü. Öcalan Lazaroz Mavros adına düzenlenen bir pasaportla aynı gün Petersburg'dan havalandı. İstikamet bir kez daha Atina'ydı. Öcalan'ın Atina'ya götürülmesini sağlayan bağlantı emekli albay EİP eski üyesi Naksakis'ti. HOLLANDA HAVA SAHASINI KAPATIYOR Ancak Yunanistan'da işler bir kez daha sarpa sardı. Öcalan yüzünden Dışişleri Bakanı Pangalosla Başbakan Simitis arasında yaşanan görüş ayrılığı daha da derinleşti. Simitis EİP'e Öcalan'ın ülkeye sokulmaması talimatını verdi. Öcalan, gizlice Atina banliyölerinde kalan Naksakis'in arkadaşı yazar Vula Damyanako'nun evine götürüldü. Ancak, Atina'da fazla kalamadı. Hollanda'ya gitmek istediğini beyan etmesine rağmen 31 Ocak akşamı alel acele Beyaz Rusya'ya götürülmek üzere Atina'dan havalandı. Öcalan'ın talebinden haberdar olan Hollanda aynı akşam tüm hava sahasını uçuşlara kapattı. Ancak Beyaz Rusya da Öcalan'ın kendi topraklarına getirilmiş olmasından dolayı rahatsızdı. Öcalan, Minsk Havaalanı'nda tam dört saat boyunca buz gibi bir havada bekletildi. KENYA'YA GÖTÜRÜN KARIŞMAYIN Öcalan'ı taşıyan uçak Hollanda'ya giremeyince yeniden rotasını Yunanistan'a çevirdi. Ancak Simitis hükümeti uçağın Atina'ya inişine izin vermedi. Uçak Adriyatik Denizindeki Korfu Adası'na indi. Uçak adaya iner inmez ABD Atina Büyükelçisi Nicholas Burns, Dışişleri Bakanı Pangalos'la görüştü. Konu Öcalan'dı. Pangalos Öcalan'ı göndermek istediklerini ama başaramadıklarını söyledi. Bunun üzerine Burns, Pangalos'a "Öcalan'ı Kenya'ya gönderin, gerisini bize bırakın" mesajını iletti. Yunanistan, ABD'nin talimatıyla Öcalan'ı Kenya'ya uçurmak için 1 Şubat günü harekete geçti. OPERASYONDA NATO UÇAĞI Ancak o günü tuhaf bir kaza oldu. Öcalan'a eşlik edecek örgüt üyelerini taşıyan jiple uçak çarpıştı. Uçağın kanadı hasar gördü. Bunun üzerine yeni bir uçak arayışına girildi. Falcon 900 uçağı bulundu. Ancak uçakta gariplik vardı. Yunanistan gizli servisi Malezya kuyruk işaretli uçağı bir İsviçre şirketinden kiralamıştı. Oysa uçak bir NATO uçağıydı. Uçak 2 Şubat günü Kenya'nın Nairobi Havaalanına indi. Öcalan daha sonra Yunanistan'ın Kenya Büyükelçiliği'ne götürüldü. Ancak bir süre sonra hem ABD, hem Kenya, hem Türkiye Yunanistan Kenya Büyükelçisi George Kostulas'a Öcalan'ı büyükelçilik dışına çıkarması için baskı yapmaya başladı. Kostulas, Öcalan'dan büyükelçilik binası dışına çıkmasını talep ediyor, Öcalan buna yanaşmıyordu. Baskıların giderek artması üzerine Öcalan, Yunanistan'a siyasi sığınma talep eden bir dilekçe kaleme aldı. TÜRKİYE TEHLİKE KAPANINA ALINDI 14 Şubat sabahı Kenya güvenlik güçleri Yunanistan Büyükelçilik binasını kuşattı. 15 Şubat günü Kenya istihbarat örgütü büyükelçilik binasına girerek zor kullanacaklarını açıkladı. Büyükelçi Kostulas Öcalan'a şu sözü vererek büyükelçilik binasından çıkmasını önerdi: "Pangalos bizzat aramıştı. İltica başvuru dilekçesi kabul edilmiş, incelemeye alınmıştı. Şuan havaalanında bir uçak bekliyordu. Uçak Pangalos'un talimatıyla ister Hollanda'ya, ister bir başka Avrupa ülkesine götürecekti." Çevresindeki komplo çemberinin giderek daraldığını gören Öcalan, havaalanına gitmeyi kabul etti. Öcalan ve beraberindekiler konuttan üç araçla çıktılar. Öndeki jipte Öcalan'la birlikte Kenya istihbarat görevlileri oturuyordu. Hemen arkasında büyükelçi Kostulas'ın aracı vardı. Onun arkasından ise Öcalan'ın yardımcılarını taşıyan araç yol alıyordu. Kenya istihbaratı havaalanı yolunda Öcalan'ın bulunduğu jiple diğerleri arasına girerek araya mesafe koydu ve başka bir yola saptı. Öcalan havaalanında kendisini götürecek uçağa yaklaştı. Öcalan'ı uçağın kapısında MİT mensupları bekliyordu. NATO'yu, ABD'yi, İsrail'i, İngiltere'yi, Türkiye'yi, Almanya'yı, Rusya'yı teyakkuz haline geçirten uluslar arası komplo sonunda amacına ulaşmıştı. Komplonun özünde halkları karşı karşıya getirecek tehlikeli bir tuzak vardı. O tuzak Türkiye'nin basiretiyle değil, Öcalan'ın sağduyulu yaklaşımıyla boşa çıkacak, ancak Türkiye kapısına gelen bu fırsatı değerlendirmeyerek tuzağa bir kez daha düşecekti. ANF NEWS AGENCY |
|
JiyanBoard.ORG KURDISH WORLD!
|
|
|
|
|
|
|
#2 (permalink) | ||||||||
|
Kürdistan'ın İsyan Kızı
![]() Üyelik tarihi: Sep 2008
Üye No: 6492
Mesajlar: 2,943
Konular: 242
Referanslari: 7
Arkadaslari: (9)
Nerden: MEZOPOTAMYA/KÜRDİSTAN
Meslek: ÖĞRENCİ
Biyografi: KÜRDİSTAN'IN İSYAN KIZI
Cinsiyet:
Kullandigi Tesekkür: 35 Aldigi Tesekkürler: 124
REP Gücü Puanı: 754
Aldigi REP Puani: 3623 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
Son Aktivitesi: 12-21-2009 :
14:22
Toplam Online Süresi: 1 Hafta 3 Gün 4 Saat 9 Dakika Henüz Yok
|
spas heval emegine saglık
|
||||||||
|
|
|||||||||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| abdullah, değiştiren, ekim, gÜn, ortadoğuyu, Öcalan |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvpl | Son Mesaj |
| Ortadoğu'yu değiştiren gün, 9 Ekim | Ceren | Güncel - Haberler (Nûçeyên Rojane) | 0 | 10-09-2008 10:35 |
| Abdullah Öcalan [Biyografi] | Dost Üye | Biyografi | 1 | 09-22-2008 19:49 |
| Abdullah Öcalan [Biyografi] | Dost Üye | Pêşengên Kurd (Kürt Önderler) | 0 | 09-21-2008 17:54 |
![]() |
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
|
![]() |