|
Jiyan-Board
|
|||||||
| Kayıt ol | Cezalilar | Tüm Albümler | Roj Tv Zindi | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Üye
|
Halklar arasındaki barış köprüsü SEMA
Adı, soyadı: Fatoş SAĞLAMGÖZ Kod adı: Sema Doğum yeri ve tarihi: Viranşehir, 1970 Mücadeleye katılım tarihi: 1991 PARTİ ÖNDERLİĞİNE 1970Urfa viranşehir do ğumluyum. İşçi kesiminden gelen 9 çocuklu bir ailenin son ferdiyim. Ailem Türk kökenlidir. Herhangi bir aşirete bağlı değildir. Kendi ulus kimliğini fazla öne çıkarmayan dil, din, kültür, ırk gözetmeyen, diğer uluslardan insanlardan kız alıp vermiş bir ailedir. Devlete askerlik yapmayı reddetmiş, ama Fransa işgali döneminde başlayan halk hareketinde fiili olarak yer almıştır. Bütün bu özelliklerden dolayı 1978-79 yıllarında Viranşehir'de gelişen Apocu harekete de yakınlık duymuş, ve fiili olarak içinde yer almıştır. Abim (Şaban Sağlamgöz) militanlık düzeyinde, Annem ve babam kuryelik düzeyinde hareket içerisinde yer almıştır. Viranşehirde ağa aşiretlerin hedefi durumuna gelince aile esas geldiği yer olan Urfa merkeze geri dönmek zorunda kalmıştır. Ailem en ağır darbeyi 12 Eylül'de Kürtlerle birlikte yaşadı. Abim işkencede şehit düştü. Aile baskı ve işkencelere maruz kaldı. Devletin gözünde Kürtler ne kadar isyancıysa, biz de o kadar vatan hainiydik. '86'da babam nedeni belli olmayan bir şekilde işyerinde ölü bulundu. Parti ile ilişkiler kopuktu. '88'lerde ben üniversitede diğer abim de Urfa örgütü aracılığıyla yeniden parti ile ilişki kurduk, Abim (Mehmet Sağlamgöz) '90'da gerilla saflarına katıldı. '91'in sonlarında Uludağ Üniversitesi'nde yürütülen YCK faaliyetlerinden sonra Dersim eyaletinde saflara katıldım. Dersim, Erzurum, Amed eyaletlerinde kaldım. '96 yılında yaralandım, tedavi için metropole gönderildim. Burada yakalandım. Gerçek kimliğimin açığa çıkmaması üzerine 8 ay sonra serbest bırakıldım. Cezaevi örgütünün talimatı üzerine Avrupa'ya çıktım. '98'den beri Avrupa'da PJA faaliyetlerinde bulunmaktayım. Komplo sürecini Avrupada yaşadım. Yetersiz yoldaşlığımızın sonuçlarını daha yakından görebildim. Önderliğin esaretinden sonra Başkanlık Konseyi'nin partiyi en iyi şekilde sürdürme çabası, Başkan APO'nun yarattığı sistemin yıkılamaz gerçekliğini daha iyi görmeme neden oldu ve Parti Yönetimi'ne güven ve bağlılığım daha da pekişti. Değerli Başkanım Sizin kadına verdiğiniz önem, kadınla olan güzel yoldaşlığınız tüm dünya tarafından biliniyor. Bir adada dört duvar arasına hapsetmeye çalıştıkları, aynı zamanda tüm Ortadoğu kadının özgürlüğüdür de. Bu özgürlüğü hapsetmeye çalışanlar o adanın etrafındaki engin denizleri göremeyecek kadar körler. Tarihsel gerçeklikle bağlantılı olarak kadına bir misyon biçtiniz. Bu misyonu en iyi şekilde oluşturmak artık bizim görevimizdir. Bir rüya gördüm. Toprak kokulu bir mağarada uzanmış yatıyordunuz. Beş bayan arkadaş size yakın bir yerde oturmuştuk. Arkadaşlar mücadele içerisinde tanımış olduğum farklı uluslardan arkadaşlardı. Sanki her birimiz bir halkı temsilen oradaydık. Elinizi uzattınız. Tek tek gelerek elinizi tuttuk. Yanınıza yaklaşan herkesin başına bir avuç toprak döküyordunuz. Hangi arkadaşla elleriniz birleştiyse hem biz canlanıyorduk hem de siz iyileşiyordunuz. Sonunda hepimiz sizinle birllikte ayağa kalktık. Bilinçaltına yerleşmiş umudun ifadesidir. Ama umut soyut bir kavram olarak kalmayacak bir olgu. Özellikle biz militanlar ve kadınlar açısından pratik gereklerinin yerine getirilmesi gerekiyor. Siz bu konuda yapılması gereken her şeyi yaptınız. Bizim ise yetersiz kalan yoldaşlık yanlarımızı gidermemiz gerekiyor. Yeni girmiş olduğumuz süreç, fedai bir ruh, ateşten daha kızgın bir yürek gerektiriyor. Ancak bu şekilde size şehitlerimize ve halkımıza layık olabiliriz. Uygulayacağım eylem tarzını kabul etmeyeceğinizin bilincindeyim. Ama bazı noktalarda halklar arası köprü olmak gerektiğine inanıyorum. Belki o köprünün tahtalarından birisi olabilirsem ne mutlu bana. Mensubu olduğum halkın milliyetçi ruhunda kendi cephemden bir gedik açmaya çalışacağım. Ateş topları ve küllerin karıştığı bir noktada bedenler kardeşleşebilir. - Bijî SEROK APO - Bijî KADEK 9 Kasım 2003 SEMA( FATOŞ SAĞLAMGÖZ) KÜRDİSTAN VE TÜRKİYE HALKLARINA Tarihsel önemi büyük bir süreçten geçmekteyiz. Öyle bir süreç ki önümüzde iki yol var; ya kardeş halklar olarak omuz omuza verip birlikte mücadele vererek yıllardır bizi sömüren, attığımız en küçük bir hak arama mücadelemizi bile baskı ve şiddetle bastırarak kendini yaşatan, her türlü dil, din, kültür farklılıklarına tahammül etmediği gibi, bunları tüketmeye çalışan ulusal zenginlikleri bütünleştirmek yerine düşmanlık aracı olarak kullanan elimizdreki ekmek kırıntılarına bile göz dikerken kendilleri her geçen gün zenginleşen kendi çocuklarını zengin ülkelerde okuturken bizim çocuklarımızı kardeş halk olan Kürtlere karşı savaştırarak öldürten zamane padişahlarını tahtlarından indireceğiz ve bu cennet ülkede birlikte güzel bir yaşam süreceğiz. Ya da İsrail-Filistin sorunu gibi sonu gelmeyecek şekilde birbirimize kırdırtılırken kan tüccarı ölüm tellalları kendilerini yaşatmaya devam edecekler. Ben bu süreci Osmanlı devletinin yıkılış dönemlerine benzetiyorum. O dönemde yabancı işgallere karşı savaşım yine Kürtlerden başladı ve giderek Türkiye illerine sıçradı. İlk halk kongrelerinin (Erzurum ve Sivas) Kürdistan'dan başlamasının nedeni de budur. Dört yıllık süreçte Kürt halkında bir zihniyet dönüşümünün gerçekleştiğine inanıyorum. Kürt halkı olarak öncülük yaparak eylemlerimizi serhildan sürecini ortak platformlarda birleştirebilirsek, önemli gelişmeler sağlayabiliriz. Her gün meydanlara dökülen halkımızı özellikle de kadın ve gençlerimizi selamlıyorum. Yalnız bu eylemlerin daha da aktif ve etkin hale getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir duruma alıştırılmak isteniyoruz: 'Önderliğin yokluğuna.' Alışmadık, alışmayacağız. Böyle bir durumu kabullenmek kendi (halk olarak) yokluğunu kabullenmek anlamına gelir. Önderlik böyle bir yaklaşıma karşı kendi tavrını koydu. Bu tavrı geliştirmek ve başarmak da bizim en temel yaşam gerekçemiz. Süreç, birilerinden bir şey beklemeden halk inisiyatifi çerçevesinde özgür iradeyi açığa çıkarma sürecidir. Ben kendime halklar arası barış meşalesi olma görevi biçiyorum. Közleşmiş birkaç kalp varsa, onlara bir ışıltı, ruhsuzlaşmış birkaç beden varsa onlara bir canlılık katabilirsem amacıma ulaşmış olurum. Eylemi başardığımda, ailem, partim, yoldaşlarım ve Kürt halkıdır. Yerime ulaşmak için ayaklarım Kürt ve Türk kadınlarının omuzlarıdır. Son sözüm meydanlarda hiç dinmemesi gereken 'Biji Serok Apo' sloganlarıdır. Toprağım, demokrasinin kalesi haline getireceğimiz Amed toprağıdır. Döşeğim, silah arkadaşların yattıkları yerin yanındaki mevzidir. Hepinizi ulaşmamız gereken Apocu ruhun coskusuyla saygıyla selamlıyorum. Başarı hedefiyle serhildanla |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| arasındaki, barış, halklar, köprüsü, sema |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
![]() |
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
|
![]() |