|
Jiyan-Board
|
|||||||
| Kayıt ol | Cezalilar | Tüm Albümler | Roj Tv Zindi | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Üye
|
Gerilladan hapishanedeki yoldaşlara mektup... [Linkleri görebilmeniz için kayitli üye olmaniz gerekmektedir. Üye olmak için lütfen tiklayiniz.] Dumanlı dumanlı
oy bizim eller oturup ağlasam delidir derler oy göresim geldi suna boylum seni” Merhaba, …. Paylaşılanlar, gelecek uğruna yaratılmak istenen değerler ve mevziler uğruna, anlamlı olmasını sağlarken paylaşılanı yaratılma sürecinde emek verilerek yaratılan yeni kişilikler, yeni umutlar, yeni görevlerin de müjdecisi oluyor…. Senin oralara gökyüzü seyre gelirim bazen, bazen gökyüzü kararsa ben gökyüzünü seyrettiğim içindir. Yeşil yoksa oralarda yaşama olan bağlılığımız ve canlılığın orayı da bir şekli ile yeşertecektir. Kavuşacağımız gün olacak mutlaka. Bazen insanlar zorluklar vesilesi ile yapması gerekli olanları çok daha iyi yapabiliyor. Şu an kendimi öyle hissediyorum. Ve bu konuda bir şey yapamıyor olmak berbat bir durum… Yaşama sarılmaya devam ediyorum. Ve sevginin emek üzerine kurulmuş olduğunu daha iyi anlıyorum. Ve her an bir şeyler düşünüp değerlendiriyorum. Daha çok da sizleri, neler yaptığınızı ve nasıl olduğunuzu. Bildiğim şeyleri bana öğretenleri düşündükçe sizleri ne kadar sevdiğimi ve değerli olduğunuzu farkediyorum. Bazen ayrılıklar insanları düşlerine daha fazla yaklaştırılır. Elindeyken kıymetini bilmediğin en ufak paylaşımlar burnunda tüter. Ve insan ayrılıklarla büyür, yani olgunlaşır. Ayrılıklar insanların omuzlarındaki yükleri farketmesini ve omuzlamasını sağlar... İnsan tarih yazabilmek için değişime ihtiyaç duyandır. Değiştikçe yaşamı değiştirebilendir. Değiştikçe değişimin zirvesine ulaşmak isteyendir… Acı, korku ile çaresizlik yaşamasına neden olandır. Aynı acı değişimin sonucu cesaretin kaynağıdır. Acı ve ezilmişliği insan cinsi içinde en çok yaşayan kadınlardır. Değişim denilen o şeyi tanıdığında acısını isyana dönüştüren, acısının verdiği sinmişlikle kahramanlıklar sergileyendir… Gidenlerin yerini yeninin alması zaman ve emek isteyecek bir süre. …. Kendine ve kendinize iyi bakın, sizi seviyoruz. Sıkıca sarılıp, öpüyorum. Yoldaşın * * * “Nerden geldiğini soruyorsun ya, bir söyleşi kadar kısadır diyorum, ama dünyanın geçmişi kadar da köklü; Ter döken ilk insan senin soyun, toprağı ilk işleyen, ilk yapıyı ekleyen doğaya; akşam olurken bir su kıyısında belini ağaca verip ilk türküyü söyleyen… Diyorum ki acılarla yoğrulmuştu soyunun tarihi, ama yalnız onun şafağında çıkılır ya da, onurlu bir yarına varmak için…” Kemal Özer. Bizi bir şekilde bekleyen sonun nereden geldiğini bilmemize rağmen nasıl karşılaşacağımızın bilinmezliği ile bizi bekleyen sonun nasıl olacağına ilişkin tahminler yürütmüş olsak da, kimi zaman tahmin ettiğimiz gibi, kimi zaman da tahminimizin dışında bir engelle farklı sürece doğru yol almaya devam ediyoruz. Çok da garipsemeyiz, karşılaştığımız engeli. “Soyumuzun ter döken ilk insandan” geldiği bilinci diri tutar bizi. Önemli olan da bu olsa gerek, karşımıza çıkan her ne olursa kendimizi karşılaştığımıza hazır tutmak... Sen de senden öncekiler gibi “acılarla yoğrulmuş olan tarihimizin türküsüne eşlik edenlerden” oldun. Sen de acılarımıza rağmen, umudun türküsünü söyleyen oldun. Aynı içtenlikle sahiplenip sabırsızca bir diğerine anlattığımız saygı ve onur oldun. Yaşadığımız acıların bende yarattığı duygusallıkla bir süreliğine yazmak istemedim. Zaman gerçekten acıların, sevinçlerin paylaşılarak dizginlenebildiği süreç oldu. Bu nedenle; Merhaba, Nasılsın diye sormuyorum, bedensel sağlığının ne durumda olduğunu bilmiyorum. Bedeni yönlendirenin zihinsel dirilik olduğunu biliyorum. Bu nedenle iyi olduğunu düşünüyorum… Öyle bir meslek edinmişiz ki acılı anlarımızda, kayıplarımızda o anın hüznünü yaşayamadan, yapılması gerekli olanı düşünüyoruz. Öyle bir meslek edinmişiz ki mesleğimiz sonucu geniş bir ailemiz oluyor. Analar ve babalar çocuklarından ne zaman ve nasıl ayrılmışlarsa hep öyle düşünürler. Değişebileceklerini bilir, acaba nasıl oldu kaygısı ile yaşarlar. Bizler de senin ailenin birer üyesi olarak senden ayrıldığımız gibi canlı, esprili ve inatçı kişiliğinle hatırlıyoruz seni. Atmış olduğun adımınla o mekanın dışına taşmayı bileceksin, yaşamını disipline ederek, okuyarak ve yazdığın yazılarınla kendini geliştirmeyi ihmal etmeyeceksin… Acıları çeşitli biçimleri ile yaşamış olanların daha dirençli olduğu doğrudur. Fakat bu ayrılığın yaşanılan o acının yaşanış biçimi, süreci ve paylaşımların düzeyine göre değişebiliyor… Bu nedenle seninle ayrılığımızın alışılacak bir şey olmadığını bilmeni isterim. Yaşanılmışlarla karşılaşılan her yerde sen bizle olmaya devam edeceksin. Evet seni özledik bu doğal değil mi? Hem de en çok. Biliyor musun hepimizin seni saracağımız günün olacağı günü sabırsızlıkla bekliyoruz. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| gerilladan, hapishanedeki, mektup, yoldaşlara |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
![]() |
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
|
![]() |