|
Jiyan-Board
|
|||||||
| Cezalilar | Tüm Albümler | Roj Tv Zindi | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Üye
|
Yıldızlara bıraktı gülüşünü
![]() Giderken son kez arkasına dönüp hafifçe gülümsedi. Son gülüşün, güzellik, özgürlük ve umut dolu yaşamın temsili gülüşün hep aklımda. Bir de, “devrimciler güzellik işçisidir” sözün... Besta dağında yıldızlara bıraktı gülüşünü her zaman hatırlansın diye... Bir temmuz akşamı, dar bir patikada yürüyorduk. Gökyüzünde yıldızlar parlıyordu. Ateş etrafında toplanmış arkadaşların söylediği şarkının ezgileri çalınıyordu kulağımıza. Ateşin çekiciliği beni ve Ekin’i o tarafa sürükledi. Orada gül yüzlü arkadaşların sıcak sohbeti ile demlenen çay da vardı. Dağlarda bazen çay olur, şeker olmaz bazen de çay olur, şeker olur ama saz olmaz. Bu sefer hepsini bir arada bulduğumuz için mutluyduk. Çevrelediğimiz ateşin közünde, kah hüzünlü kah komik anıları paylaşmıştı yoldaşların her biri. Ekin arkadaşa, o anın etkileyiciliğini anlatmak için, “böyle güzel bir manzara gördükten sonra ölebilirim” dedim. Gülerek, “yok öyle kolay ölmek, daha devrim ve halk için yapacağımız çok şey var. Sen de her güzellik karşısında ölüm istemini ertele. Daha çok güzel günler göreceğiz. Çünkü devrimciler güzellik yaratma işçisidir” diye yanıtladı beni. O sözleri yüreğimin derinlerinde iz bıraktı. O devrimin güzellik işçisiydi. Ateşin çıkardığı çıtır çıtır sesin eşliğinde, yüzüne yansıyan alevlerin dansı, Ekin arkadaşın iri gözlerini daha da güzelleştiriyordu. Köze konan kara çaydandaki çay da demlenmişti. Eliyle doldurduğu çayı elime tutuşturdu ve “haydi gel, uzaktaki arkadaşlara selam gönderelim” dedi. “Nasıl,” dedim. Gecenin sessizliğinde kısa bir yürüyüşten sonra bir kayanın üstüne oturduk. O gece yıldızlar daha çoktu sanki, elimizle tutacak kadar bize yakın olan ama bir o kadar da uzak yıldızlar... Geceyi aydınlatan ayın etrafındaki yıldızları göstererek, “Yıldızlara bak” dedi. “Yıldızlarla Cudi, Botan, Dersim dağlarındaki gerillalara selam gönderiyorum. Eğer ben de gidersem, sen de bana gönderir misin?” diye devam etti. “Böyle yapınca, selamlar karışmıyor mu?” dedim. Gülerek, “yok yok. Parmağını gökyüzüne uzatarak. Bak bu sağ taraf Botan’dakiler için, bu sol taraf Cudi’dekiler için ve en uçtakiler ise Dersim’dekiler için...” diye açıkladı yaptığı işbölümünü. Ben de gülerek, “şimdi bunu farklı kişiler duysa, Apocular gökyüzünü de eyaletlere bölmüşler diyecekler” dedim. “Hayır, bu ayrılığa hasrete rağmen, sevginin önünde engel olunamayacağının kanıtıdır. Kendini nasıl ve nerede hissedersen sen O’sun” dedi. Sözlerini şimdi daha iyi anlıyorum. Herkesin yıldızı gözlerindeydi, sevgisi ve inancı yüreğinde büyüdükçe tüm coğrafyalara tüm sevdiklerine ulaşabiliyordu insan. Ekin arkadaşla uzun bir süre aynı kampta kaldık. Kürdistan dağlarında, özgür yaşamı fedai bir ruhla temsil etmek, özgürlük umudunu yeşertmek için bin yıllardır özgürlüğe hasret Mezopotamya topraklarını özgürlüğe kavuşturmak ve hiç özgür doğmamış Kürt çocuklarının özgür doğma halkları olsun diye, katılmıştı O da gerilla yürüyüşüne... Duygusal zekası ve empatisi yüksek bir arkadaştı.Tüm arkadaşlara karşı son derece ince, kimsenin kalbini kırmadan doğruları kavratandı. Mütevaziliği ve içtenliğiyle herkesle ilişki halindeydi. Duygu yüklüydü. Yoldaşlık sevgisi, O’nda bir mücadeleydi. Tutarlı duruşu, örgütleyiciliği, fedakarlığıyla, PKK’yi temsil eden örnek bir militandı. Doğal sorumluluk ve özgür iradesiyle iş yapmayı severdi. Önder APO’ya olan bağlılığı ve ülkesine olan sınırsız sevgisinden dolayı, her zaman Kuzey’e gitmek için can atardı. Her toplantıda öneri sunardı. Önerisi kabul edildikten sonra, güler yüzüyle çantasını aldı, başına puşisini sardı, silahını eline alıp bizimle vedalaşırken, “artık Kürt gençlerinin ilgi odağı Paris, İstanbul, Londra değil, Kandil, Botan ve Behdinan’dır” demişti. O’nu daha önce hiç böyle heyecanlı, mutlu görmemiştim. Giderken son kez arkasına dönüp hafifçe gülümsedi. O son gülüşün, güzellik, özgürlük ve umut dolu yaşamın temsili gülüşün, hep aklımda... Özgürlüğün gülüşünde vedalaşmıştık 12 Mart gecesi son kez gülümsedi göğe Gülüşü Yıldızlaştı Bana son notunda şunları yazmıştın: “Ülkeye doğru gidenleri yolculuyoruz. Çok güzel insanlar gidiyor. Yüreğim de hep onlarla yola koyuluyor, ama ben hala buradayım, zamanın geçmesine gün sayıyorum. Teskere bir dahaki mevsime galiba verilecek, o zaman senin yerine de gider gezerim artık, şimdilik bu kadar. Özgürlüğün gülüşünde buluşmak dileğiyle... Yıldızlarla selam göndermeyi unutma... Sevgiler / Ekin “ Kürdistan özgürlük tarih sayfasına, tutsak tarihin gidişatını değiştirmek için ilk kurşunu sıkan yoldaşların takipçisi olan, dağlarda düşmana karşı tüm zorluklara rağmen fedaice direnen, özgürlük, sevgi ve halk aşkıyla dolu güler yüzlü bir kahraman olarak geçeceksin. “Eğer bir dava uğruna ölenler varsa o zaman yüceltilmeye layıktırlar.” Ve yıldızlar bir başka geceye doğuyor sensiz. Nice Ekinler, Yıldızlar çoğaltarak geride... Esra Bulut/Ekin Sivas 12 Mart günü Botan’ın, Hêzil vadisinde yaşanan çatışmada yaşamını yitirdi. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| bıraktı, gülüşünü, yıldızlara |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
![]() |
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
|
![]() |