|
Jiyan-Board
|
|||||||
| Cezalilar | Tüm Albümler | Roj Tv Zindi | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Üye
|
Dağlara Akın Durmayacaktır
Son zamanlarda gerillaya katılımların durdurulması ya da nasıl engellenirine dönük çok tartışma yürütülüyor. Zihniyet değişmedikçe daha çok da tartışılacak. Öncelikle bir soruya doğru cevap vermedikçe katılımların durdurulması ya da önünün alınması mümkün olamaz. O soru da şudur: Niçin bu kadar adaletsizlik, ayrımcılık, inkâr ve imha? İnsanoğlu güzel bir yaratıktır. Aslında tüm yarattıkların güzel bir yönleri vardır. O da kendilerini savunma içgüdüleridir. Tabiatı izleyen ve gözlemleyen biri bilir ki bir yerde baskı ve zulüm varsa orada bir karşı duruş yaşanır. En pasif biçimde de olsa bu böyledir. Örneğin bir kadın için; siz kadının ya da kızın boyun eğmesine aldırmayın. O yanıltıcıdır. Bir kadın ses çıkarmaz ama onu siz böyle onursuzca alıp kullanmaya kalktığınızda o size kendi duygularını sunmayacak, o sadece size cinselliğini sunacaktır. Bu da size her gün her gün bir zindan olacaktır. Ne kadar gülümsemeyen kadın vardır? Ne kadar çok çocuk yaparak erkeğin başını belaya sokan kadın vardır? Ve ne kadar kadın vardır erkeğin sevmediklerini yapan? Daha fazlasını da söyleyebiliriz. Ancak bunların hepsi intikam eylemleridir. Unutmayın… Aynı küçük bir çocuğa yapılan hakaret ardından çocuğun büyüğüne karşı dilini çıkarması gibi, altına bırakarak intikam alması gibi… Evet, bir kadın boyun eğmeye asla tahammül edemez, etmez de. O sadece boyun eğmiş gibi yapar. Bir kediye bakın. Siz onu hafiften incitmeye başladığınızda orada bir karşı koyuşu göreceksiniz. Orada bir tırmıklamayı kısa zaman içerisinde acısını yaşayarak deneyim edineceksiniz. Ha diyeceksiniz o kadar zulmü karşı ses çıkarmayan insan var. Ben de derim siz öyle sanın. Siz insanların ses çıkarmamasına aldırmayın. O sessizlik çaresizlikten ileri geliyor. Eğer herkesin göreceği bir isyanı yapmak istiyorsan ya müthiş bir iraden olacak ya da yine güçlü irade gerekli olsa da asıl olan isyanını patlatacağın zeminin olmasıdır. Yani senin gidip, var olan baskıya karşı duruş gösterebileceğin zeminlerin, yerlerinin alternatif olarak olması gerekiyor. Bu alternatifler olmazsa o zaman sessizlik olabilir. Boyun eğmişlikleri, hakaretleri, küfürleri, el öpmeleri, diz çökmeleri görebilirsiniz. Ama yine unutmayın. Bunların hepsi yine yanıltıcıdır. Biz tarihte kimi köle isyanlarını biliyoruz ve yer yer kölelerin aletleri yakıp yıktıklarını da bir yerlerde duyduk. Ve en son sanayi devrimi sürecinde işçilerin nasıl makineleri yakıp yıktıklarını da bir yerlerde okuduk. Ve bunlara chartist denildiğini de okullarda öğrettiler. Ama bugün biliyoruz ki hepsi ses çıkaramamanın bir intikamı olarak araçlardan, makinelerden alınan bir intikam biçimidir. Garibinize gidebilir ancak bu bir intikam türüdür. Çok başka bir örnek vermek istiyorum: Bugün Güney Kürdistan’da çok sayıda genç kız intihar eylemlerinde bulunuyor. Ya yakıyorlar kendilerini ya bir şekilde canlarına kıyıyorlar. Ama unutmayın bir intikam alma biçimidir. Bunların hepsi erkeğin mezalime uğrayan bir kadın yapar. İntikam alır. Kimse intiharları savunmuyor, yakmaları haklı göstermiyor. Ama eğer bir yerde ısrarla kadın adeta bir hayvan gibi piyasada satın alınıp tepe tepe kullanılıyorsa orada kadının bir intiharı değil eğer düzeni değiştirmeye gücü yetmiyorsa onar onar, yüzer yüzer intihar ve kendini yakması ciddi bir devrimci eylemdir. Elbette en değerli varlık dünya da insan yaşamıdır. Ancak o insan yaşamı cehenneme çevriliyor ise orada yapılması gereken bu cehennemleşmeyi durdurmaktır. Bunun yolu harekete geçmektir. Ve eğer bizim gibi zalim erkekler kadını fahişe durumuna koyan yaklaşımlarını ısrarla sürdürüyorlarsa orada yapılması gerekenler elbette onurlu bir intikamdır. Kadın intikamı… Özcesi burada olup biten bir öz savunma refleksidir. Başkan Apo’nun deyimiyle Gül Teorisi’dir. Nasıl ki gülü savunan dikenleri varsa insanında baskıya karşı direnci ve isyanı vardır. Bu sözlerle konuya direk girmek istiyorum. Şimdi Türk genelkurmaylığı dağlara yani gerillaya katılımlar nasıl engellenire dönük yoğun tartışma içerisindedir. Eğer Türk genelkurmaylığı, Türkiye siyasetçileri ya da herhangi bir özel savaş kurumu gerillaya katılımları durdurmak istiyorsa öncelikli olarak yukarıda dile getirilen sorunları çözmesi gerekiyor. Aksi takdirde katılımlar engellenemez. Bana deseler ki PKK’nin en güzel özelliği nedir? Ben derim ki tüm zulüm ve baskılara karşı alternatif olarak kendisini herkese sunmasıdır. Ve en azından tüm hınçlarını, kinini ve intikamını istediğin bir şekilde dile getirebileceğin bir mekânı yaratmasıdır. Doyasıya bağırmak öyle kolay bir şey değildir. Sevmediğin bir erkeğe verildiğinde doyasıya ananın babanın karşısına dikilip “bunu istemiyoruuuuuuum” demek her yiğidin yapacağı iş değildir. Ancak dağlarda sizin o bildiğiniz en fakir ve fukara insanlar öyle “istemiyoruuuuuuuuum” diyorlar ki buna hayret etmeden geçemezsiniz. Yine bir polis size hakaret mi etmiş, size tokat mı atmış. Siz orada sessinizi çıkaramazsınız. Ama dağlarda en sunturlu küfürleri bu it sürüsüne hem de istediğiniz bir şekilde savurabilirsiniz. Dağlarda haykırmalara sansür yoktur. Çünkü dağlar haykırmaların mekânlarıdır. Daha sayabilirim. Size bir patron adaletsiz mi yaklaşmış siz konuşamazsınız. Zaten konuştuğunuzda kapı dışarı işsizler ordusunun bir üyesisiniz demektir. Ama dağlarda bu patron tayfasına da en sunturlu küfürleri hem de sansürsüz haykıra bilirsiniz. Özcesi dağlar her türden baskıya karşı insanın sesini en yüksek ve gür sesle dile getirdiği mekânlardır. Siz, buralarda size tepeden bakılmasına izin vermezsiniz. Aslında cümle yanlış yazıldı. Asıl olan şu olmalıydı. Buralara insanlar onlara tepeden bakılmaması için geldikleri için kimse kimseye tepeden bakamaz. Bakan olursa faturasını az yoldaşlık edinmeyle karşılık alır. Buralarda düzenin gösterdiği özellikleri taşıyan bireyler çıksa da sizin burada bunu kabul etme diye bir zorunluluğunuz yok. Alternatifleriniz var ve burada siz boyun eğmek zorunda değilsiniz. Kaldı ki burada en ayıp şey boyun eğmektir ve belki de gerilla da en aşağılanan özellik boyun eğmeciliktir. Sizde bu özelliğin kırıntısını görsünler hiç sevinmeyin ilk özeleştiri platformunda sizleri yağcılıkla, boyun eğmecilikle yerden yere vuracaklardır. O toplumda sessiz olup da sevilmeler burada neredeyse yoktur. Burada sevilenler aleni ve dobra dobra görüşlerini söyleyenlerdir ve bu hep böyle de kalacaktır. Çünkü dağlara çıkanların ağırlıklı bir bölümü bunun için çıkmıştır. Genelkurmaylık ve sözde gerillaya katılımları engellemek isteyenler yukarıda dile getirilenlere çözüm bulabilecek mi? Sanmıyoruz. Bilakis tersi doğrudur. Bu boyun eğmişliğin, adaletsizliklerin, inkârın, imhanın, yok etmenin, dilsiz bırakılmanın, suyun öbür tarafında bırakılmaların, sessi ve soluğu kesilmiş olmanın nedenleri zaten bu hiyerarşik ve tahakkümcü zihniyettir. Yani genelkurmaylık zihniyetidir. İnsanlara tepeden bakan, değer vermeyen, ezen, horlayan, küçümseyen… İnanmıyorsanız bu askerlere bir bakın. Bir generalin yürüyüşünde, konuşmasında rahatsız olmayan bir insan var mı acaba? Konuşurken dahi o insanlıktan uzak soğuk bakışlar dâhil her saniye tecavüz kültürünü yansıtmıyor mu? Samimi olan biri, değil ki bir bakışta bunu anlamasın. Evet dediğimiz gibi bu zihniyet dik bakabilmenin yeri olan dağların oluşmasının bizzat yaratanlarıdır. Eğer bugün gerilla varsa bu zihniyetten kaynaklıdır. Hani var ya o E. Goldmann’ın meşhur sözü “Düş; güneş altında bir üzüm tanesi” olarak kaldıkça dağlara akın durmayacaktır. Niçin düşler insan? Bir şeyler eksik olduğu için düşler, hayal eder. İşte o düş ve hayallerin gerekçeleri var oldukça dağlara gençler akacak ve aktıkça herkese umut olmaya devam edeceklerdir. Özelde de sesi ve soluğu kesilmek isteyenlere oralar her zaman iyi bir sığınma yeri olacaktır. Eğer bugün binlerce genç ısrarla o kadar zorluklara rağmen kıt kanat imkânlarla dişlerini etlerine takarak direniyorlarsa en temel neden kendi içlerinde ki sese sadık kalarak hür ve gür haykırma imkânları bulduklarındandır. Ve tekrar söyleyelim düş güzel bir yaşamın ve onurlu bir insan olmanın hayali olarak kaldıkça Kürdistan dağları herkese ama herkese bu hayalin gerçekleştireceği bir mekân olarak kalacaktır. Bazıları devrim sonrası doyasıya dans edecekleri bir devrim mekân isterler. Biz ise devrim sonrası değil, başkaldırımızı gerçekleştirdiğimiz andan itibaren deli dolu bir halaya kalkışı isteriz. Bu ölümsüz ve onurlu halaya katılımın önünü hiçbir güç ama hiçbir güç alamaz. Çünkü dans ve halay çekmek için çok fazla nedenimiz vardır. ALINTI HPG RESMI SITESINDEN ! |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| akın, dağlara, durmayacaktır |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
![]() |
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. |
![]() |