|
Jiyan-Board
|
|||||||
| Cezalilar | Tüm Albümler | Roj Tv Zindi | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Üye
|
Varlığımıza kök kazıma fermanı verilmişti.
Bir o yana, bir bu yana. Dört al-i cihana uçaklar uçuşurdu. Uçaklarda tam tekmile durmuş AKP’li münafıkların, PKK’ye düşmanlıkları tescillenmişti. Kürde düşmanlıkta harekete geçerken, “Ya Allah Katli Vaciptir” fetvasını Fetul-Münafık’tan almışlardı. Buna da anti-PKK diplomasi adını vererek, bil cümle dünya aleme ilan ediyorlardı. Hepsi, birden “Tekbir, Allah-u Ekber” diyerek, “Ceddin Deden, Neslin Baban, Hep Kahraman Türk Milleti” nidalarıyla ataları Osmanlıya öykünmüşlerdi. Sahte gülüşlü, dünyanın en sinsi bin bir suratı Gül’ün, bir ayağı Ortadoğu’da, diğer bir ayağı da Amerika’daydı. Sebatayist ve günümüzün yeniçerisi Türk ordusunun acemi oğlanı Babacan’a görevi iyice ezberletilmişti. Katil-Qerdoğan postnişine tutulmuş, Yankee Bush’a el açıyordu. Ver bana şu izini de, bir şu Güney Kürdistan’a, Zap’a gireyim. Filo filo uçaklar uçurayım. Akabinde anlı şanlı ordumu, kara kışta, boranda-tofanda Zap’a süreyim. Uçaklar uçurayım, amma ve lakin sen de şu Heronlarını bir uçur ki bana istihbarat desteği ver. Oy oy Emine’min ata vatanı İsrail de yanımda olsun. Onların Heronlarını da bana bir kirala ki, Kuzey Kürdistan keşfe çıkarayım. Yankee Bush’a, “ha unutmayasın ben vampirim vampirim, Kürdün kanını içsem de hiç doymam” cümlesini çınlatıyordu. “Dehak ne ki, ben yirmi birinci yüzyılın Dehak’ıyım, onun son ardılıyım” itirafında bulunuyordu. “HPG’li çağdaş Kawalar bana, vız gelir, tırıs gider” diyebiliyordu. Güney Kürdistan’ı işgal etme mazbatasını alır almaz, zebaniler gibi Anadolu’ya iniyordu. Kan kokusu almıştı. Kana doyacak vampir misali, vampir-i gülücükleri dağıtıyordu kan içici müridlerine. Gaflete düştüğünü anlamayacak kadar behiş olduğundan, HPG gerillalarının direniş gücünden bihaberdi. Tarih, 17 Aralık 2007 tarihinin gece yarısını gösterince, Güney Kürdistan’ın semalarında Türk uçak filoları seyri aleme dalmışlardı. Yaşar Azamput, “Medya Savunma Alanları bizim için BBG gibidir” diyebilecek kadar askeri stratejinden yoksun bir generali oynayabiliyordu. Savaş gibi varolma-yokolmanın en hayati oyununu, magazin hitabetine indirgeyebiliyordu. Ardı sıra filoların bombardımanı sürerken, 20 Şubat’ta dünya savaş tarihine geçecek olan “Zap Savaşı’nı” başlatıyordu. Yani “dokuz gün savaşının” startını veriyordu. Heregor, Şkefta Brindar ile Şemkan sırtlarındaki zozanlara kendi askerlerini, çakal sürüleri gibi kara vurdurtuyordu. O’nun mantığına göre, ha çakal ha asker ne fark eder ki. Uuuu… ulumaları bile askeri kurtarmıyordu. Donanlar, çığa kapılan kapılana. Sonuçta onlar da birer insan, kandan, etten ve candan ibaret. Havadaki pırpırlı çakalda, onların deyişiyle boranda kırıma uğruyordu, gerillanın fişeğiyle. Azamput, Katil-Qerdoğan, Sinsi Bin bir Surat Gül ile Boşbuğ hawar hawar çığlıkları atıyorlardı. Babaları Yankee bile onları kurtaramıyordu. Erdu-ezmandaki çakal sürüleri, gerilla kurşunlarıyla bir bir düşüyordu, usul usul pamuk beyazlığındaki kar örtüsü üzerine. Mecliste, kulislerde her mekanda kaos çıkıveriyordu. Katil-Qerdoğan ise,”Bedrin aslanları bile böyle savaşmadılar” şiiriyle halkı uyutma ozanlığına oynuyordu. Zira olanlar olmuştu bir kere, sonrası beyhude. Külliyeti ordugahlı Türk Medyası, şoke olmuştu. Spikerlerin suratları manidardı. “9 Gün Savaşı” başlar başlamaz, çakallar sürüsüne dönüştürdükleri ordularını, ta Kandil ile Kerkük’e bile feth eylemişlerdi. Sonuçta paşpaş ki ve “Suwar Hatın Peya Çun” ordusuna dönüşmüşlerdi. Dünya medyası da, HPG’nin zaferini ilan ediyordu. Koma Awaze Çiya, Destane Zape stranıyla gerillanın direnişini name name ezgisiyle Kürdistan’a yayıyordu. İnsanlık mezbaası kapitalist-modernitenin, bir icadı olan star stranların listesinin 1 numarasına sıçrayabiliyordu Destane Zape. Ardı sıra, Kürdistan’ın yenilmez gerilla ordusunun, Faraşin, Dersim, Çewlik, Bezele, Amed Merkez, Kato Marinos ile yine Amed’in Hezan’ındaki destansı eylemleri Türk ordusunu dumura uğratıyordu. Apoletli Türk kalemşörleri dahil herkes, “kimyamız bozuldu” itirafında bulunuyordu. Herkes, hani her taraf BBG’ydi diye, Yaşar Azamput’a soru soruyordu. Yerine gelen Başbuğ’u da allayıp pullayıp cilaladılar ama O’da Boşbuğ çıktı. Boşbuğ, herkese onlarca kameranın önünde yani canlı yayında başparmağını sallarken, anında çocuklar, O’na “asabiyim asabiyim mazeretim var” stranını yakıştırdılar. Böyle geçti özcesi 2008 yılı. Bu yıl da bize kök kazıma fermanını çıkaran İmparator Yankee Bush, Yılan Soğuklu AB, Siyonist İsrail, Irkçı Araplar ile Farslar ve Münafık AKP’nin tüm hülyaları sadece ve sadece bir hülya olarak kaldı. Hepsi, yeniden yeni bir yıla girerken, tekrardan huşulu hülyalara girdiler. Ne olur ne olmaz, onu şimdiden kestiremeyiz. Ama şu bir hakikattir ki, 2008 yılı HPG için bir şahlanma yılı olarak tarihe geçti. Var mı aksini iddia edebilen? Özgür BİLGE |
|
JiyanBoard.ORG KURDISH WORLD!
|
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| 2008, hpg’nin, yılı, Şahlanma |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvpl | Son Mesaj |
| PKK'nin 30'uncu yılı halaylarla kutlandı | Bahoz | Güncel - Haberler (Nûçeyên Rojane) | 1 | 11-20-2008 22:23 |
![]() |
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
|
![]() |