|
Jiyan-Board
|
|||||||
| Kayıt ol | Cezalilar | Tüm Albümler | Roj Tv Zindi | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) | ||||||||
|
Banned
Üyelik tarihi: Sep 2008
Üye No: 34
Mesajlar: 513
Konular: 430
Referanslari: 7
Arkadaslari: (6)
Nerden: KURDİSTAN
Meslek: KURDİSTAN
Interests: KURDİSTAN
Biyografi: KURDİSTAN
Yaş: 28
Kullandigi Tesekkür: 31 Aldigi Tesekkürler: 145
REP Gücü Puanı: 0
Aldigi REP Puani: 0 ![]() Son Aktivitesi: 02-02-2010 :
16:24
Toplam Online Süresi: 1 Hafta 13 Saat 27 Dakika 24 Saniye
|
PKK’NİN KURULUŞUNUN 30. YIL DÖNÜMÜNDEYENİDEN PARTİLEŞME HAMLESİNİ 10. KONGRE RUHUYLA GELİŞTİRELİM!
Değerli Yoldaşlar! Kuşkusuz 10. parti kongremizin üzerinde durduğu en temel husus, partileşme hususu; yani ideolojik-örgütsel çizgi mücadelesinin geliştirilmesi ve partinin örgütlendirilmesi konusu olmuştur. Her türlü siyasi-askeri mücadeleyle, örgütsel çalışmaların başarıya ulaşmasının temel ölçüsünün, partileşmedeki başarı olduğu gerçeğinden hareketle, 2004 Nisan’ından bu yana geliştirilen yeniden parti inşa sürecini ve günümüzde ulaşılan düzeyi kapsamlı bir biçimde değerlendirmeye tabi tutmuştur. Bu temelde partileşme çalışmalarını da; yani ideolojik-örgütsel mücadele durumunu da, önümüzdeki süreçte "Êdi bes e" hamlemizin üçüncü temel bir alanı olarak değerlendirmiş ve bu temelde önemli kararlara gitmiştir. Parti hareketimize dönük her türlü imha amaçlı saldırılara ve geliştirilen düşman oyunlarına karşı Özgürlük Hareketimizin geleceğini güvence altına almanın partileşmekten geçtiğini değerlendirerek, 10. kongremizi, her türlü saldırıya ve oyuna karşı verilmiş en güçlü cevap, Önderlik çizgimizin ve Özgürlük Hareketimizin geleceğinin güvence altına alınması olarak görmüştür. 10. kongremiz, beş yıldan bu yana sürdürdüğümüz yeniden inşa sürecinde ortaya çıkan yönetim duruşunu, kadro politikalarını, kadro eğitimi ve parti örgütlenmesinin düzeyini ve yine tasfiyeciliğe karşı mücadele gerçeğini çok yönlü ve kapsamlı bir değerlendirmeden geçirmiştir. Özellikle provokatif-tasfiyeci eğilimin kaçıp düşmanla birleştiği ve cepheden saldırıya geçtiği süreçten itibaren partiyi netleştirme, tasfiyeciliğe karşı yeterli bir ideolojik duruş ve örgütlülük sağlamada ortaya çıkan yetersizlikleri, idareci, sürece yayan, yeterince ideolojik –örgütsel netleşme yaratmayan tarzı değerlendirmiştir. Son bir yıl içerisinde bu konuda tasfiyeciliğe ve ona zemin olan orta yolcu duruşlara karşı geliştirilen ideolojik-örgütsel mücadelenin ortaya çıkardığı sonuçların önemine vurgu yapmıştır. Bilindiği gibi, son bir yılı aşkın süre içerisinde partimiz, gerillada gizli sosyal reformculuk, Türkiye ortamında gizli tasfiyecilik, cezaevi pratiklerinde gizli pişmanlık, Avrupa’da Rıza arkadaş etrafında gelişen hizipçi, tepkici, grupçu tasfiyecilik biçiminde açığa çıkan tasfiyeci eğilimlere karşı daha net bir ideolojik-örgütsel duruş içerisinde olmuş ve aktif mücadele geliştirerek, Dr. Ali- Dicle - Rubar tasfiyeciliğini açığa çıkartıp tasfiye etmeyi başarmıştır. 10. Kongremizde bu durumun partileşmede yarattığı gelişme düzeyi değerlendirilerek aslında böyle bir netleşme sürecine girişte geç kalındığı, 2005 ortasından itibaren böyle bir ideolojik-örgütsel mücadele içine aktif girilmesi gerektiği hususu ele alınmıştır. Özellikle son dönemde tasfiyeciliğin açığa çıkartılıp mahkum edilmesinde sağlanan başarı duruşu göz önüne getirildiğinde, yerinde ve zamanında Önderlik çizgisine uygun bir biçimde ve doğru tarzda hareket edildiğinde her türlü tasfiyeci- provokatif, bozguncu, yıkıcı eğilime karşı parti yönetim ve kadro yapımızın başarıyla mücadele edip sonuç alabileceğine, kadro yapısı olarak buna gücümüzün olduğuna, Önderlik çizgisinin ve pratik tecrübesinin bize bu gücü verdiği gerçeğine dikkat çekilmiştir. Buradan hareketle kongremiz, eğer tasfiyeciliğe zemin olunuyorsa, tasfiyeci eğilim ve tutumlar karşısında zamanında ve yerinde aktif tutum geliştirilemiyorsa, bu anlamda ideolojik ve örgütsel çizgi mücadelesi başarıyla yürütülemiyorsa; bunun, bizim zayıflığımız ya da bu işi yapamayacağımızdan değil; aslında net ve yeterli bir ideolojik- örgütsel çizgi duruşuna sahip olmamamızdan, doğru bir tarzı ve örgütlü bir tutumu gösteremeyişimizden; yani tasfiyeciliğe zemin olacak anlayış ve tutumları kendi bünyemizde taşıyor olmamızdan kaynaklandığı sonucuna varmıştır. Bunlar çerçevesinde geçen süreci ideolojik- örgütsel mücadele, yani partileşme açısından değerlendiren 10. kongremiz; ulaşılan düzeyi, çeşitli zorluklarla, yetersizliklerle yürütülse de ve yine ağır bir bedele yol açmış olsa da – ki, nitekim hem şehitlerimiz ağır bir bedeldir, hem de yeterli ideolojik- örgütsel duruş gösterememekten dolayı firarlar ortaya çıkmıştır- 10. kongreyle ulaşılan düzeyin yeniden partileşme anlamındaki önemine vurgu yapmıştır. Bu temelde yapılan tartışma ve gelişen kararlaşmalarla gerçekleşen 10. kongremizi “Önderlik çizgisinde daha çok netleşme, kararlaşma, Apo’cu ruhta birlik ve kararlılık kongresi” olarak tanımlamıştır. 10. kongreyle ulaşılan düzeyi, yeniden inşa sürecinin önemli ölçüde başarılması, gerçekleştirilmesi, bu anlamda yeni paradigma temelinde yaşanan üçüncü Önderliksel doğuş çizgisine uygun olarak PKK’nin yeniden inşasının ve yapılanmasının büyük ölçüde tamamlanması olarak görmüştür. Bu anlamda 10. kongremiz, yeniden partileşmenin zirveye çıktığı, Apo’cu ruhun ve çizginin hakim olduğu, tüm kadro yapımızın Önderlik çizgisinde netleşme ve birliğinin sağlandığı büyük bir inşa kongresi anlamına gelmektedir. Üçüncü partileşme hamlemizin ideolojik- örgütsel çizgi temellerine oturarak güçlü bir birliğe ve atılım ruhuna ulaşması, bu kongre ile yaşanmıştır. 10. kongremiz, tıpkı üçüncü ve beşinci kongreler gibi, partileşmede temel bir açıklık ve netleşme kongresi, aleniyet ilkesinin en ileri düzeyde geliştirilerek, kapsamlı eleştiriler ve öz eleştiriler temelinde bütün ideolojik- örgütsel sorunların kadrolar düzeyinde önemli ölçüde çözüme kavuşturulduğu bir kongre olmuştur. Bu yönüyle 10. kongremiz açıklık ve netlik kongresi, Apo’cu ruhta birlik ve kararlaşma kongresi olarak başarıyla gerçekleşmiştir. Provokatif- tasfiyeci eğilimin kalıntısı olarak geçen süreçte Hareketimize içten dayatılan, oldukça gizli ve sinsi sürdürülen her türlü tasfiyeci, sosyal reformcu eğilimi açığa çıkartarak, Dr. Ali- Dicle- Rubar unsurları şahsında bu tasfiyeci eğilimleri mahkum etmiştir. Bu netleşme temelinde tüm parti kadro ve sempatizanlarını günümüzün gizli tasfiyecilik ya da sosyal reformculuk biçiminde açığa çıkan yıkıcı, bozguncu, tasfiye edici eğilimlerine karşı daha bilinçli, örgütlü, uyanık durma ve tasfiyeciliği tümüyle tasfiye etmek için etkin mücadele yürütme görevini yüksek bir sorumlulukla üstlenip başarmaya çağırmıştır. 10. kongremiz, tasfiyeciliğe karşı mücadelede başarının temel yolunun ya da sırrının, ona zemin olan geri, hatalı, yetersiz anlayış ve davranışlarımızın ideolojik mücadeleyle, yani sınıf ve cins mücadelesi temelinde düzeltilmesinden geçtiğini değerlendirerek; orta yolculuk diyebileceğimiz her türlü eğilime karşı kendi içimizde güçlü bir eleştiri- özeleştiriyle sınıf ve cins mücadelesini geliştirerek tasfiyeciliğin zeminini kurutmamız gerektiğini belirlemiştir. Çünkü zemin oldukça her zaman onun üzerinden tasfiyeci eğilimler, davranışlar yeşerebilir, yeni tasfiyecilikler ortaya çıkabilir. Tasfiyeciliğin zemini oldukça, eğilim ve tutum düzeyindeki parti dışı anlayış ve davranışlar partimizi içten zayıflatabilir, disiplinini, örgütlülüğünü gevşetebilir ve dolayısıyla başarısını azaltıp, geriye çekebilir ve zora sokabilir. Bu bakımdan da tasfiyeciliğe karşı başarılı mücadele, onun parti içindeki dayanaklarını, zeminini kurutmaktan geçer. Bu anlamda 10. kongremiz, gizli sosyal reformcu tasfiyeciliği mahkum edip, ona karşı aktif mücadele çağrısı yaparken, esas olarak tasfiyeciliği yok etme mücadelesini başarıyla yürütmenin yolu olarak kendi içimizde eleştirel ve öz eleştirel sorgulamayı derinliğine geliştirerek, her türlü tasfiyeciliğe zemin olabilecek orta yolcu ruh hali, anlayış, tutum ve davranışı bünyemizden atıp, kendimizi Önderlik ve şehitler gerçeğimizin ölçü ve özelliklerine göre donatıp, kişiliğimizi bu temelde yenilememiz ve yetkinleştirmemiz gerektiğine dikkat çekmiştir. Bu çerçevede 10. parti kongresi, tasfiyecilikle birlikte her türünü içinde taşıyan orta yolcu ruh hali, anlayış, tutum ve eğilimleri de eleştirmiş, mahkum etmiş, tüm parti kadro ve sempatizanlarını bu anlayış ve tutumlara karşı yoğun bir öz eleştirel sorgulama içinde olmaya, yani kendi içinde sınıf ve cins mücadelesini geliştirerek militan devrimci kişiliği yenilemeye çağırmıştır. Bu konuda özellikle bireyci, tepkici, tutucu, grupçu, hizipçi, kendine göre eğilim ve anlayışlara, yine kendini geri çeken, yüksek sorumluluk duymayan, istifa eden, aktif olmayan, görev ve sorumluluklara sahip çıkmayan tutumlara, yine idareci, ertelemeci, liberal, bürokratik, dogmatik, şikayetçi, didiştirmeci, çekiştirmeci tarza karşı tüm kadro yapısının kendini gözden geçirip, bu ve benzeri anlayış, tutum ve tarzları parti bünyemizden silip atmak için Önderlik çizgisinde yoğun bir özeleştiri ile kendini yenileme ve bu temelde orta yolculuğu parti içerisinde iyice zayıflatıp etkisiz hale getirerek, tasfiyeciliğin zeminini kurutmaya çağırmıştır. Partileşme gerçeğinden uzaklaşmanın ve tasfiyeci eğilimlerin de etkisiyle parti yapımız içerisinde çizgiyi sahiplenme ve korumada olduğu kadar, örgüt yaşam ve ilişkilerinde de geçtiğimiz süreçte önemli aşınmalar açığa çıkmıştır. İdeolojik derinliği kendinde yaratmayan kadro duruşları çizgisel savrulma riskiyle karşı karşıya kalmış, örgütsel yaşam ve ölçülerinde gevşeme, ahlaki savrulma, dar, grupçu, ahbap-çavuşça ilişkiler içine girme, dedikodu, ölçülerde zayıflama, bireycilik, maddiyatçılık vb anlayış ve alışkanlıklar örgütü kemiren bir duruma yol açmıştır. Açık veya gizli tasfiyecilik kendini örgütleme zeminini bu tür anlayış ve duruşlardan almıştır. Bu anlayışların kaynağında öncülük ve partileşmede yaşanan gevşeme, kaçış veya bunları gereksiz görme yaklaşımının olduğu kongremizce tespit edilerek, bunlarla her kadronun kişiliğinde partileşmeyi gerçekleştirerek öncülük görevlerine ve misyonuna sahip çıkma temelinde etkili ve keskin bir mücadele yürütmesi gerektiği vurgulanmıştır. Özelikle yönetimler başta olmak üzere öncü kadrolarda ortaya çıkan liberal, dengeci, idareci tarz, kendine görelik, sınırlı veya şartlı katılma, istifacı tutumlara girme, kadroyu eğitmeme, beğenmeme, hazır kadro arama- isteme, görev yerini beğenmeme, kolektifleşmeye gelmeme, bireyci, tekçi, merkeziyetçi vb anlayışlar 10. kongremizde öncü kadroların partiye doğru katılımını engelleyen en temel anlayışlar olarak değerlendirilmiş ve mahkum edilmiştir. Bunun yanında demokratik konfederalizmin öngörülen tarzda pratikleşmemesinde batı düşünce tarzının ve kapitalist modernitenin iktidarcı, hiyerarşik anlayışının, öz gücüne dayanmayan, çözümü kendinde başlatmayan, halkı, tabanı esas almayan, küçümseyen, bürokratik, elit çalışma tarzı ve yaşam duruşlarının büyük rol oynadığı ve bunların mutlaka aşılarak komünal değerlerin, halka saygı ve güvenin ve kolektif çalışma tarzının tüm kadrolar tarafından esas alınmasının önemine dikkat çekilmiştir. Yine özellikle örgütlenme ve eylem tarzında meşru demokratik yönü göz ardı eden, meşru savunma çizgisini liberalleştiren, daraltan, eylem ve mücadeleyi salt yasallığa mahkum eden sivil toplumcu anlayışın Apo’cu mücadele tarzı ve meşru savunma çizgimizle çeliştiği, geriye çektiği tespiti yapılarak, tüm alanlarımızda bu anlayışlara karşı mücadele edilmesi ve meşru savunma çizgimize dayalı bir mücadelenin önümüzdeki süreçte yükseltilmesi gerektiği kongremizce belirlenmiş ve tüm öncü kadroların bunun gereklerine uygun davranması çağrısı yapılmıştır. Kadronun örgütsel uyum ve bütünlüğü esas almayan, şikayetçi, karşıtlaştırıcı, ortamı karıştırıcı, negatif bakış açısıyla yaklaşarak olay- olguları, partisel gelişmeleri muğlaklaştırıcı ve mağdurluk üzerinden suçlarını gizleme- örtme yaklaşımları ile özellikle sorunları kendi zemininde çözmeyen üste havale eden, erteleyen, yaşamı, çalışmaları, kısaca partiyi doğru ve gerektiği tarzda örgütlemeyen ve yeni paradigmanın ön gördüğü öncülük vasıflarını kendinde oluşturmayan yönetim tarzlarının mutlaka aşılması gerektiği açıktır. Aksi durum Önderlik, şehitler ve halk karşısında bir suç durumunu ifade edecektir. 10. kongremiz partileşemeye gelmeyen bu anlayış ve tarzların her kadro tarafından kendinde ciddi bir eleştiri ve öz eleştiri ile aşılmasını ve partileşme düzeyinin geliştirilmesini tüm kadroların önüne dönemin temel görevlerinden biri olarak koymuştur. 10. kongremiz, bu temelde Apo’cu çizgide partileşmenin temel yolu olarak, parti içerisinde ideolojik- örgütsel çizgi mücadelesini sürekli kılmayı temel bir yöntem olarak ele almıştır. Bu çerçevede özellikle sınıf ve cins mücadelesinin yürütülmesinde ortaya çıkan yetersiz, gevşek, ertelemeci, dondurucu anlayış ve tutumların aşılmasını partileşmenin geliştirilmesi açısından mutlak gerekli görmüştür. Çünkü sınıf mücadelesi olmadan, sınıf mücadelesine dayalı bir ideolojik- örgütsel duruş kazanmadan bireyin, kadronun ölçü kazanması, özellik edinmesi, kişiliğinde var olan hiyerarşik devletçi sistemin etki ve ölçülerini aşıp, kendini kişilik olarak değiştiren, yenileyen, kısaca kişilik devrimini yapan bir düzeye ulaşması kesinlikle mümkün olamaz. Yine cins mücadelesinin burada partileşmenin gerçekleşmesi bakımından kesinlikle büyük önemi vardır. Çünkü Önder Apo’nun demokratik sosyalizm çizgisi kadın özgürlüğüne ve ekolojik devrime dayalı bir demokratik toplum paradigmasını öngörmektedir. Dolayısıyla özgürlük ve demokrasinin temelinde kadın özgürlük çizgisi, özgür kadın duruşu vardır. Bu, bir ideolojik duruştur, çizgidir. Kadını için de, erkeği için de parti yaşamında esas alınması gereken bir ölçüler toplamını ifade etmektedir. Bir ruh halini, zihniyeti, duygu düzeyini ve davranış durumunu, ölçü ve özellikler toplamını ifade etmektedir. Dolayısıyla cins mücadelesi yürütülmedikçe özgür kadın çizgisi bilinçte, ruhta, davranışta edinilmedikçe ve bu benimsenerek, buna göre bir kişilik duruşu, yaşamı ortaya çıkarılmadıkça, Apo’cu militan haline gelmek, dolayısıyla PKK yaşamına doğru ve yeterli katılmak mümkün olmamaktadır. Bu bakımdan 10. Kongremiz, özellikle geçen süreçteki bütün zayıflıkların altında yatan temel olgunun, sınıf ve cins mücadelesine dayalı ideolojik mücadeleyi kişinin kendi içinde ve örgütsel ortamda yürütmemesi veya zayıflatması olarak görmüştür. 10. kongre geçeğimiz, Apo’cu çizgide yeniden parti inşasının başarıyla geliştirilmesinin temel yolunun sınıf ve cins mücadelesine dayalı bir ideolojik- örgütsel mücadeleyi sürekli kılmak olduğunu tespit etmiştir. Sınıf ve cins mücadelesine dayalı ideolojik mücadelenin esasının ise eleştiri öz eleştiri olduğu, bunun da parti ortamında birbirini yoldaşça eleştirmek, kişinin Önderlik düşünce, ölçü ve özelliklerine dayalı olarak kendini öz eleştirel sorgulamadan geçirmek anlamına geldiği, ancak bunlar temelinde doğru bir ideolojik- örgütsel çizgi mücadelesinin yürütülebileceğini belirlemiştir. Bu bakımdan eleştiri ve öz eleştiriye karşı gelişen yetersiz, korkak, ürkek, isteksiz, liberalleştiren yaklaşımları eleştirmiş ve mahkum etmiştir. Eleştiri- özeleştiriyi; kadrolaşmanın, militanlaşmanın, Apo’cu militan ölçü ve özellikleri edinmenin, kısaca, kadro ve militan olarak kendini eğitme ve dönüştürmenin en temel yolu, en temel silahı olarak bir kere daha vurgulamıştır. Bu çerçevede yeniden partileşme hamlesini kongre platformundan başlatarak Önderlik çizgisine derinliğine oturtma ve geliştirmeyi sağlamak üzere kapsamlı bir eleştiri- özeleştiri platformu oluşturmuştur. Bu noktada tıpkı ikinci partileşme hamlesinin ölçü ve özelliklerini, anlayış ve örgütlülüğünü ortaya çıkartan üçüncü parti kongresi gibi, yine her türlü çeteciliğe karşı önemli bir parti duruşunu açığa çıkartan beşinci kongre gerçeği gibi, bu kongremizde de geçen süreçte parti meclisinde yer alan tüm kadroların platformlarını yaparak, gelişen eleştiri- özeleştiri temelinde kendini yenilemesini sağlatacak bir çalışma yürütmüştür. Yönetim şahsında parti içinde kadrolar bünyesinde yaşanan her türlü parti dışı, çizgi dışı ruh hali, anlayış, tarz, tutum ve davranış eleştirilmiş ve mahkum edilmiştir. Tıpkı üçüncü kongrede Önder APO’nun ifade ettiği gibi, 10. kongremizde de “çözümlenen birey değil toplum, an değil tarih” olmuştur. Dolayısıyla tüm parti bünyesinde var olan çizgi dışı eğilim ve davranışların hepsi açığa çıkartılmış, eleştirilmiş, mahkum edilmiş, öz eleştiri temelinde bunları aşma ve Apo’cu çizgide, Önderlik ve şehitlerin ölçü ve özellikleriyle donanma istem ve kararlılığı tüm katılan militanlar şahsında ortaya konmuştur. Bu, üçüncü partileşme hamlesine doğru ve yeterli katılımı ifade etmektedir. Bu yaklaşım, aynı zamanda üçüncü Önderliksel doğuşu derinliğine benimseme, özümseme ve bu temelde parti yapısını çizgi gerçeklerine oturtma, bununla çelişen tutum ve anlayışları aşarak, gerekli düzeltme, partileştirme durumunu geliştirmedir. Bu anlamda 10. kongremiz, güçlü bir düzeltme, hata ve eksiklikleri aştırtma, çizgi dışı eğilimleri mahkum etme ve bu temelde yeniden çizgi devrimciliği temelinde partileşmeyi geliştirme kongresi olmuştur. Yönetimin platformları temelinde bütün kongreye katılan kadro yapısı çıkardığı sonuçları ortaya koyarak, her türlü parti dışı eğilim ve anlayışa karşı mücadele etme temelinde, çizgi esaslarına göre partiye, yani PKK’nin yeniden inşa sürecine daha etkin, aktif katılacağına dair tek tek sözünü vermiştir. Böylece 10. kongre bileşimi ve kararlaşmalarından başlamak üzere tüm parti yapımız için güçlü bir eleştiri –öz eleştiri ve kendini yenileme platformu oluşturulmuş, her türlü parti dışı eğilimi, hata ve eksikliği aşarak kendini düzeltme ve güçlü bir biçimde partiye katma süreci başlamıştır. 10. kongremizin eleştiri ve özeleştiri çizgisinde tüm kadro yapısının önümüzdeki süreçte netleştirilmesi görevi vardır. Bunlar yapılacak kadro konferansları ve öz eleştiri platformlarıyla gerçekleştirilecektir. Bir yıl içerisinde tüm kadro yapısının netleştirilmesi, yeniden kararlaşmasının sağlanması kararlaştırılmıştır. Bu çerçevede geçen süreçte kadro ve sempatizan olgusunun birbirine karıştırılması ve kadro ölçülerinin muğlaklaştırılması durumunu ele alan kongremiz, buna ilişkin bir yıl içerisinde bir netleştirme çalışmasının yürütülmesini ön görmüştür. Bu temelde kadro ve sempatizan ölçülerine göre bir ayrıştırmanın yapılması ve buna dayalı olarak kadro ve sempatizanların bir yıl içerisinde görev ve sorumluluk altına alınmasını hedeflemiştir. Bu, 10. kongremizin temel bir partileşme hedefi olmaktadır. Nitekim şu an bu konuda çeşitli netsizlik ve muğlaklıklar söz konusudur. Geçmişte oluşan birçok kadro duruşu günümüzde tam bir ölçü netliği ve katılım durumunu ifade etmemektedir. Önderlik ve şehitler çizgisine göre birçok eksikliği, hatayı, tesriliği, kendine göreliği içinde taşımaktadır. Kadro olarak görülmekte, ama kadronun ölçü ve özellikleriyle uyuşmayan birçok anlayış ve davranış gösterilebilmektedir. Bunun mutlaka düzeltilmesi gereklidir. Her kadronun gerçekten öncü ve halka örnek bir tutum ve davranışın sahibi haline gelmesi, parti ölçülerini, Önderlik ve şehitlerin ölçü ve özelliklerini eksiksiz temsil eden düzeye gelmesi gerekmektedir. Bu anlamda, yaşam ve ilişkilerde var olan aşınmaların, parti dışı duruşların, basit yaşam arayışlarının, ikiyüzlü, sahte, yanıltan vb yanlış duruşların, yine kadro ölçü ve özelliklerini temsil etmeyen, Apocu kişilikle uyuşmayan tutum ve davranışların kesinlikle aşılması, en azından kişilerin bu konuda netleştirilmesi gereği vardır. Bunu yapmamak demek, partiye karşı içten mücadele etmek, tasfiyecilik yapmak demektir. Bu, partiye en sahte ve kötü bir karşıt mücadeleyi içten dayatmak anlamına gelmektedir. Bu bakımdan en tehlikeli savaş tarzı, parti karşısındaki bu tarz ve pratikler olmaktadır. Kim olursa olsun, kendisini PKK kadro ve ya sempatizanı gören herkesin hiç zaman kaybetmeden durumunu netleştirmesi, hangi ölçülerle hareket edecek, yaşayacaksa ona karar vermesi ve verdiği kararın gerektirdiği ölçü ve özelliklere uygun davranması ve bulunduğu ortamda da bunu geliştirmesi gerekmektedir. Partimiz her zaman böyle duru ve arı bir parti olmuştur. Kendi içinde muğlaklığı yaşayan, ölçü ve özellikleri belli olmayan karmaşık bir parti olarak var olamaz. O, partiyi içten kemirmek demektir. Parti ölçü ve özelliklerini yok ederek, disiplinsiz, örgütsüz, zayıf hale getirmek demektir. Bunu yapmak, kapitalist modernite tarafından, yani hiyerarşik devletçi toplum sistemi tarafından partinin içten fethedilmesi, bir diğer deyişle kalenin içten fethedilmesi, çökertilmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bundan sonra böyle bir tutum ve davranışı hiç kimse gösteremez ve bu durumda kalamaz. Kongremiz bunu kararlaştırmış, yeni parti meclisimize böyle bir netleştirmeyi en geç bir yıl içerisinde kesin tamamlayarak, tüm parti kadrolarını Önderlik ve şehitler ölçüleriyle donanmış, bu gerçeği iyi temsil eden; dolayısıyla da öncülük görevlerini başarıyla yerine getiren, halka örnek olacak bir kişilik duruşunu gösteren bir düzeye çekilmesi görevini yüklemiştir. Önümüzdeki bir yıl içerisinde her alanda böyle bir çalışma yürütülecektir. Bu bakımdan da yönetimimizin yürüteceği bu çalışmaların başarısı için tüm parti kadrolarının, geçmişte partiye katılmış ve kendini kadro statüsünde görmüş olan herkesin durumunu netleştirmesi, kendini yeniden kararlaştırması görevi vardır. |
||||||||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| kadro, pkk’nin, sempatizan, tüm, yapısına |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
![]() |
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd. |
![]() |