|
Jiyan-Board
|
|||||||
| Kayıt ol | Cezalilar | Tüm Albümler | Roj Tv Zindi | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Heval
|
![]() ![]() Bugüne kadar PKK hakkında sayısız kitap okudum, sayısını unuttuğum olumlu veya olumsuz yorum ya da eleştiri duydum. İçlerinde beni en çok etkileyen bir Kürt gencinin geçenlerde PKK için söylediği şu cümle oldu : « PKK bir destandır ».İşte bu tek cümlelik yorum PKK yi anlatan en gerçekçi tanımdır bana göre.. Şimdiye kadar ülkede yaşanan 28 Kürt isyanından sonra 29. Kürt isyanı olarak tanımlanan PKK, Türkiye tarihinin de en büyük silahlı başkaldırısı olarak kabul edilir.. Abdullah Öcalan tarafından “ulusal direniş” olarak başlatılan bu hareket çok kısa bir süre içinde örgütlenerek partileşmiş ve Partiya Karkeren Kürdistan ( Kürdistan İşçi Partisi) olarak hem Kürt ulusal tarihine hem de dünya tarihine geçme başarısını yakalamıştır.25 Kasım 1978 tarihinde Amed’ de, Lice ilçesinin Fis köyünde bir evde 22 kişiyle kurulan PKK, kuruluşunun 30. yılını geride bırakırken, bugün, aynı zamanda “dünya üzerindeki en güçlü ve en uzun süreli devamlılığını sağlayan örgüt ” olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda da, daha uzun yıllar varlığını sürdürmesine kesin gözüyle bakılıyor. PKK nin bu kadar uzun soluklu bir maratonda, 30. yılın sonunda bile hala güçlü, hala Kürt halkının iradesini temsil eden, hala Kürt gençlerinin gözlerini kırpmadan ölümü bile göze alarak katıldıkları ve en önemlisi hala dünyanın süper güçlerinin bile kendisine karşı sürekli strateji geliştirdikleri bir örgüt olma başarısının altında hiç şüphesiz biraz önce bahsettiğim o tek cümlelik açıklama yatıyor : ”PKK bir destandır”. Hepimiz biliyoruz ki, destanlar özgürlüğüne kavuşacağına inanmış dirayetli, cesur, kararlı ve o özgürlüğü hak etmiş halklar tarafından yazılır. Nesilden nesile anlatılan bu destanlar hem tarihe mal olur hem daha da büyür, güçlenir ve mevzi kazanır. Sonucu ise bellidir : Mutlak başarı.PKK nin bugüne kadar dağılmadan, gücünü sürekli artırarak ve 30. yılında bile hala dünyayı tehdit edebilecek kadar güçlü bir profil çizmesinin arkasında çok önemli stratejiler vardı. Öncelikle, PKK ulusal kimlik arayışına geçen ve kendisi ile aynı ideolojiye sahip örgütlere nazaran bir takım farklılıkları bünyesinde taşıyarak yola çıkmıştı. Özgürlük Yolu, DDKD,KAWA,KUK, RIZGARI gibi örgütler kadrolarını bilinçlendirmek ve kanalize etmek amacı ile illegal ve legal düzeyde gazete, dergi ve broşür gibi materyaller kullanırlarken, PKK, görüşlerini gözlerden ırak çeşitli hücre evlerinde ve benzeri kapalı mekanlarda yazılı kaynak kullanmadan, yüz yüze aktarma yolunu seçmiştir. Bu güçlenmenin ve kalıcı olmanın en etkili yoludur. Zira kişilere haklı davayı anlatmanın en etkili yolu görsel temastır.PKK nin diğer önemli bir stratejisi de, diğer örgütlerde, örgüt liderince belirlenen bir çok düşünce, örgüt içerisinde tartışma konusu haline getirilip, yıpratılıp, uygulanması zorlaşırken, PKK de Abdullah Öcalan tarafından belirlenen parti ilkeleri, düşünceleri ve stratejileri hiçbir çatlak ses çıkmadan ve taviz verilmeden uygulanmıştır. Kendisinin düşüncelerinin adeta kutsallık derecesine yükseltilerek uygulanması PKK nin bu günlere halkın desteğini de arkasına alarak, gücünü kaybetmeden gelmesinde olduğu kadar bundan sonraki sürekliliğini ve etkisini koruma başarısının da en önemli lokomotifi durumundadır. Zira halkların uluslaşma mücadelesi sırasında, önder olarak kabul edilen liderin stratejisi nin tartışma konusu yapılarak yıpratılmadan uygulanması o hareketi başarıya götüren en önemli etkendir. PKK kuruluş aşamasından bu güne kadar tek lider hareketi olarak başlamış ve devam etmiştir. Öcalan öğrenciliği sırasında kafasında oluşan düşünceleri okul ve dernek çevrelerinde tanıdığı ve güvendiği kişilere açarak PKK nin kuruluşu için kendisine sadık ve güvendiği kişilerle yola çıkarak, parti kurucularıyla birlikte Wilson prensiplerinin bir maddesi olan “Ulusların kendi kaderini tayin hakkı” ndan desteğini alarak Kürtlerin bağımsız bir devlet kurmaları gerektiğine inanarak “Kürdistan Devrimcileri” adıyla parti çatısını kurar. Tarihin bize gösterdiği gerçeklikte tek lider hareketinin daima başarıya ulaştığıdır.PKK nin bunca yıldır gücünün eksilmemesinin diğer önemli bir nedeni de kayıpların verdiği motivasyon ve direnme gücüdür.. Örgütün kurucuların Haki Karer 1977 yılında Sterka Sor ( Kızıl Yıldız ) Beş Parçacılar olarak kendini tanımlayan bir grup tarafından hain bir saldırı sonucunda öldürülmüştü. Karer’in katledilmesi örgüt için büyük bir kayıp olmasına rağmen PKK nin bundan sonraki mücadelesinde her zaman tetikleyici bir rol oynamış, anıya bağlılık, geri dönülmezliğin, sonuna kadar kararlı bir biçimde devrimci mücadeleyi sürdürmenin temel gerekçelerinden biri olmuştu. Öcalan’a göre: “Hareket gelişiminin temeline bu büyük şahadeti koyarak, partileşmeyi gerçekleştirmiştir. PKK demek, Haki Karer ve Haki Karer’ in şahadeti demektir. PKK' nin temelinde bu büyük yoldaşın, bu büyük şahadeti vardır. Haki Karer, partileşme doğrultusunda atılan adımla ve bunun bir sonucu olarak da yaratılan partileşmeyle ölümsüz kılınmıştır. Bu anlamda da PKK eşittir Haki Karer’ in yaşamsal kılınmasıdır”.Aynı zamanda Karer’in katledilmesinin intikamı da kısa süre içinde alınarak, Sterka Sor’un lideri Alaattin Kapan ele geçirilerek öldürülmüştü.PKK nin sürekliliğini korumasının diğer önemli bir faktörü belli bir strateji çerçevesinde ilerlemesi olmuştur. Amacına ulaşmak için uzun süreli bir halk savaşını benimseyen PKK, bu halk savaşını da stratejik savunma - stratejik denge - stratejik saldırı şeklinde üçe ayırmıştı. 1979 yılında oluşturduğu “Silahlı Propaganda Birliği” adlı yapılanma PKK tarafından kurulan ilk profesyonel askeri örgüt olarak tanımlanır. Parti, yaptığı strateji gereği örgütlenme, propaganda ve silahlı faaliyetlerde hedeflerinin belirlenmesinin yanı sıra basın yayın çalışmalarında da bir atak başlatmıştı. Haber yorum ağırlıkla başlayan dergilerle amaçlanan hedef parti elemanlarına ve halka moral vermekti. Daha sonra geniş kitlelere hitap edebilmek için önce MED TV adlı bir TV kanalı yayına başladı. Sonrasında ROJ TV ye dönüşen medya organı yurt içinde ve yurt dışında halen yayınlarını sürdürmektedir.Kuruluşu ile birlikte bir manifesto ve bir tüzükle yola çıkan PKK salt bir grup olmaktan veya gönüllülük esasına dayalı gençlik örgütü olmaktansa, profesyonel ilkelere dayalı bir parti olmaya ve halkın öncü örgütü olmaya karar verdi. Böylece PKK 1978-1980 yılları arasında politik gelişimini tamamlamış oldu. 12 Eylül askeri darbesi ve sonrasındaki asker diktatörlüğü ise PKK nin halk nezdinde davasının haklılığının ortaya koymakta en önemli nedeni olmuştur. Mazlum Doğan’ın Diyarbakır Zindanı'ndaki baskı ve zulmü, dolayısıyla binlerce Kürt gencin kanına giren 12 Eylül faşizmi protesto etmek amacıyla, 1982 yılında, 20 Mart'ı - 21 Mart'a bağlayan gecede Newroz ateşini kendi bedeninde yakarak, yaşamına son vermesi hemen akabinde 18 Mayıs 1982'de Kürt halkının özgürlük mücadele tarihinde 'Dörtler' diye anılan Ferhat Kurtay, Necmi Öner, Mahmut Zengin ve Eşref Anyık'ın kendi bedenini ateşe veren eylemleri PKK nin Kürt halkı içinde meşruiyet kazanmasını sağladı. Parti kuruluş aşamasında örgütlenme bölümü, propaganda bölümü, ajitasyon bölümü, siyasi bölümü olduğu gibi bir de askeri bölümü oluşturan PKK, militan ölçülerini Mahsum Korkmazın kişiliği ve özellikleri çerçevesinde oluşturarak , askeri bölümünün ölçülerini ”gerilla” duruşu olarak belirledi. İşte bu duruş sayesinde “Özgürlük Savaşcısı” kimliğini alan PKK, çok kısa bir sürede Türkiye’deki tüm Kürtleri kucaklayan bir yapıya dönüştü.PKK nin güç kazandığı diğer önemli konu ise “kadın” faktörünü Kürt özgürlük mücadele saflarına katmasıdır. Kadın’ın toplumsal başkaldırısı ve özgürlük istemini eyleme dönüştürmeyi başaran PKK, hem askeri anlamda hem de legal siyasette ve meydanlarda Kürt kadınlarının olağanüstü katkısıyla gücünü bu günlere taşımasını bilmiştir. Kadın gerilla “Beritan” ın şahsında kadının kimliği erkekle eşitlenmiş ve Beritan Kürt halkı için bir efsane olmuştur..Kuruluşundan bu güne kadar tam 10 Kongre gerçekleştiren PKK açısından ülkede mücadeleyi yükseltmek için yurt dışının doğru bir şekilde ele alınması ve sağlam bir cephe gerisi mevzisi haline getirilmesi büyük önem taşımaktaydı. Özellikle savaşın alacağı yeni boyut ve uluslararası yeni süreç yurt dışının önemini ve doğru bir tarzda kullanılmasını gerektirdiğinden PKK de gelişen bu şartlara uygun bir strateji hazırladı. Bu da hem gücünün artarak devamını sağladı hem de uluslararası boyutta Kürdistan sorununun dünya tarafından doğru olarak algılanmasına fırsat yarattı. “SERHİLDAN” yani halkın özgür iradesi ile gerçekleştirilen eylemlerle gerek ülke kamuoyunda gerekse dünya kamuoyunda PKK nin Kürt halkının legal temsilcisi olduğunun anlatılması amaçlanarak bunda da büyük ölçüde başarılı olunmuştur. Bu çerçevede sivil toplum örgütleri ve halk boyutuyla yapılan eylem ve çalışmalarda Sorunun uluslararası alanda gündemleşmesi ve tartışılmaya açılması sağlandı. Bu da PKK nin savunma stratejisi olarak başarı hanesine yazıldı ve partiye büyük güç ve ivme kazandırdı.Bu gün Türkiye’de gelinen süreç, PKK gerçeğinin bir toplumsal olgu olarak karşımızda bulunduğunun en açık göstergesidir. Yaşadığımız zor, çetin ve kaotik süreçte, ülkeyi yönetenlerin şimdiye kadar PKK olgusuna dair ne denli vizyonsuz, çapsız ve gerçekten uzak bir çözüm geliştirdiklerinin en açık kanıtı durumdadır.. Ülkedeki bütün çözüm kapıların devlet eliyle bir bir kapatıldığı bu tehlikeli dönemde, Türkiye’nin PKK yi değişen dünya düzeni içinde doğru değerlendirmesi; partinin Türkiye, Ortadoğu ve dünya siyaseti açısından oynadığı rolü iyi analiz etmesi, gerçekçi politikalar üreterek geçmişle hesaplaşması ve sorunun derinleşmesine neden olan yanlışlardan ders çıkarması gerekiyor. PKK anti-demokratik uygulamaların, red, inkar, imha ve sopa siyasetinin inanılmaz boyutlara ulaştığı bir süreçte halkın iradesi olarak ortaya çıkmıştır ve 30 yıl sonra bugün, Türkiye’nin içinde bulunduğu bu kaos ortamında da, eğer çözüm için kapı aralanmazsa, bazı kesimlerin “gücünü kaybediyor” yalanlarının aksine, hepimizin de şahit olduğu gibi giderek güç kazanacaktır . PKK bundan sonraki süreçte de ulusal ve uluslararası düzeyde konuşulacak, tartışılacak ve stratejik olarak anlaşılmaya çalışılacaktır.Ta ki tarihsel olarak çözümsüz bırakılmış Kürdistan sorununun demokratik çözümü için muhatap alınacağı zamana kadar……. NİL DEMİRKAZIK |
|
Nasil yazilir kanla anilan bir tarih
Kuslarin bile söylemedigi bir mazlum sevda Cana hep kan karisinca nasil yazilir?..! Biz ki Diri Diri Tarihin Gizinde Kefenlendik Ey Kac Yüzyildir Iz Süren Mülteci Kimlik!.. Ölüm der ki üsüyorum ben ne haksiz yerdeyim Ben derim Kürdüm Daglanmis türküm Bir agirli ezgideyim.. |
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| bir, destandir, pkk |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvpl | Son Mesaj |
| : PKK Bir Destandir.! | bazidli | Güncel - Haberler (Nûçeyên Rojane) | 0 | 11-25-2008 19:15 |
![]() |
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
|
![]() |