|
Jiyan-Board
|
|
#1 (permalink) | ||||||||
|
Kürdistan'ın İsyan Kızı
![]() Üyelik tarihi: Sep 2008
Üye No: 6492
Mesajlar: 2,943
Konular: 242
Referanslari: 7
Arkadaslari: (9)
Nerden: MEZOPOTAMYA/KÜRDİSTAN
Meslek: ÖĞRENCİ
Biyografi: KÜRDİSTAN'IN İSYAN KIZI
Cinsiyet:
Kullandigi Tesekkür: 35 Aldigi Tesekkürler: 124
REP Gücü Puanı: 754
Aldigi REP Puani: 3623 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
Son Aktivitesi: 12-21-2009 :
14:22
Toplam Online Süresi: 1 Hafta 3 Gün 4 Saat 9 Dakika Henüz Yok
|
kerbela olayı
KERBELA OLAYI Kerbela günümüzde Irak sınırları içinde yer alan* coğrafi bir bölgedir. Kerbela’yı önemli kılan Hz. Muhammed’in torunu, Hz. Ali’nin oğlu üçüncü İmam Hüseyin’in 680’de Emevi halifesi Muaviye oğlu Yezid’in askerleri tarafından Kerbela’da şehit edilmesidir. Bu insanlık dışı katliam tarihe "Kerbela Olayı" olarak geçmiştir. Kerbela olayı aradan asırlar da geçse unutulmayacak kadar derin, anlamlı, öğreticidir. Kerbela, iyi ile kötünün, zalim ile mazlumun, lanetli ile kutsalın, karanlık ile aydınlığın hesaplaşmasıdır. İmam Hüseyin burada kutsallığı, mazlumu, aydınlığı temsil etmektedir. (*= İmam Hüseyin’in şehit edildiği ve Türbesinin bulunduğu kenttir.) Kerbela Olayı’nın kökeni Hz. Peygamberin veda hacı’na ve yazılmayan vasiyetine kadar gider. Bilindiği gibi Hz. Muhammed peygamberliğini açıkladıktan sonra İslamiyet hızla gelişti. Bu gelişme Mekkeli müşrikleri telaşlandırdı. Onlar Hz. Muhammed’e olmadık engeller çıkardılar. Hz. Muhammed bütün bu engelleri aştı. Hz. Muhammed bütün bu müşriklerin, putperestlerin çıkardığı sorunlar ve engellerle mücadelede en büyük yardımı Hz. Ali’den görüyordu. Hz. Ali Peygamberin yanında eğitim almış, İslamiyet’i ilk kabul etmiş ve ayni zamanda Peygamberin kızı Hz. Fatma ile evlenerek Peygamberin soyunun sürdürücüsü olmuştu. Hz. Ali Kuran’da geçen ve onlarca hadiste geçen Ehlibeyt’tendir. Ehlibeyt Hz. Muhammed’in ailesi demektir. Ehlibeyt Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den oluşmaktadır. KERBELA OLAYI NASIL GELİŞTİ Hz. Muhammed’in Medine’ye hicretinden sonra İslam dini gelişmeye devam etti. O kadar gelişti ki, Mekkeli putperestler bile Müslüman oldular. İşte bu putperestlerin içinde Mekke’nin en zengin kişilerinden biri olan Ebu Süfyan da vardı. Ebu Süfyan ve benzerleri İslam’a Peygambere inandıkları için Müslüman olmadılar. Onlar gelişen İslamiyet’in maddi değerlerine sahip olmak için Müslüman oluyorlardı. Hz. Muhammed bütün bunları görüyor ve ona göre de önlem alıyordu. Hz. Muhammed çok açık bir şekilde kendisinden sonra Müslümanların önderinin (Halifesinin) Hz. Ali olması gerektiğini beyan etmiştir. Ama bütün bunlar hiçe sayıldı. Hz. Muhammed’in vefatından sonra bu eskinin putperest, müşrik bezirganları bir ara geçiş dönemi hazırladılar. Bu dönemde sırasıyla Ebubekir, Ömer ve Osman halife oldular. Daha sonraki dönemde ise Hz. Ali halife oldu. Hz. Ali’nin halifeliği daha baştan engellenmiş ve onun aşağılanması, yiğitliğinin, fedakârlığının basitleştirilmesi sağlanmıştı. Hz. Ali bütün bu oyunlara karşı doğru bildiği Hak yolundan şaşmamış, dünya malına, paraya pula tamah göstermemişti. Hz. Ali kendisine yapılan onca haksızlığa karşın sabır göstermiş, İslam toplumunun içine nifak sokulmasın diye, kan dökülmesin diye insanları doğruluğa davetini sürdürmüştür. Ama ne yazık ki, Hz. Ali’nin bütün bu çabalarına karşın dünya malına tamah gösterenler, gözünü iktidar hırsı bürümüş olanlar bunu anlamıyordu. Nitekim Ebu Süfyan oğlu Muaviye yaptığı bin bir dalavere ve haksızlıkla kendisini halife ilân ediyordu. İslamiyet’i bir iktidar aracı olarak görüyordu. Muaviye Hilafeti de babadan oğula geçecek bir kurum olarak şekillendiriyordu. Muaviye dönemindeki Emevi saltanatı salt Hilafet için değil, aynı zamanda kendi iktidarlarına hizmet edecek bütün din dışı gelenekleri, töreleri, adetleri din adına kurallaştırıyor, kurumlaştırıyordu. Hz. Ali ve Ehlibeyt var gücüyle bütün olumsuzlukları gidermeye çalışıyor, insanları gerçeğe davete devam ediyorlardı. Ama Muaviye acımasızdı. Hz. Ali şehit ediliyor, ardından ikinci imam Hasan zehirlettirilerek şehit ediliyordu. Bu arada Muaviye ölüyor, yerine oğlu Yezid geçiyordu. Yezid kendi iktidarı için İmam Hüseyin’i tehlikeli görüyordu. Çünkü İmam Hüseyin Ehlibeyttendir. Yani Hz. Peygamberin torunu, Hz. Ali’nin oğluydu. O, doğruluğun, hakkın, adaletin, gerçeklerin yılmaz savunucusuydu.Bu arada Emevi saraylarında din dışı ne varsa din adına meşru gösteriliyordu. Halk isyan ediyor ama Emevilerin kurduğu askeri teşkilat halka göz açtırmıyordu. İşte Küfe halkı da baskılardan bıkmıştı. Küfeliler her gün İmam Hüseyin’e davet üstüne davet gönderip, kendisini halife olarak kabul ettiklerini belirtiyorlardı. İmam Hüseyin engin öngörüsüyle Küfelilerin ihanet edebileceklerini biliyor buna karşın kendi sorunluluğunun gereğini yerine getireceğini söylüyordu. Ve İmam Hüseyin yakın aile çevresi ile Küfe’ye varmak için yola çıkıyordu. Emevi saltanatının sürdürücüsü lanetli Yezid bu durumu haber alıyor ve önüne engeller çıkarıyor, onu öldürmek için planlar kuruyordu. Yezid ve taraftarları Küfelilerden Hz. Hüseyin taraftarlarını baskı altına aldılar. Bazılarını ise rüşvetle ve çeşitli vaatlerle İmam Hüseyin’den bağlılıklarını vazgeçirdiler. İmam Hüseyin’in ailesi yaklaşık 70 kişiden oluşuyordu. Buna karşın Yezid’in ordusu ise binlerce kişiden. Yezid’in komutanları, İmam Hüseyin’e Yezid’e biat etmesini ve böylelikle onu bırakacaklarını söylediler. İmam Hüseyin asla zalime biat etmeyeceğini, boyun eğmeyeceğini ve gerekirse bunun için şehit olacağını defalarca tekrarladı. İmam Hüseyin dediği gibi yaptı ve Yezid’e biat etmeyerek, onurlu bir şekilde direnerek şehit düştü. Kerbela Olayı İslam’da safları netleştirmiştir. Zalime asla biat edilmeyeceğini göstermiştir. Alevilik inancında Kerbela Olayı büyük bir öneme haizdir. Aleviler dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, adları ne olursa olsunlar, Hz. Hüseyin’e bağlıdırlar. Onun için oruç tutarlar, yas tutarlar. Onun çektiği acıları bir nebze de olsa hissetmek için çile çekerler. Aleviler sadece yas tutarak İmam Hüseyin’i anmazlar. Aynı zamanda ondan her defasından bir şeyler öğrenirler. Dünya döndükçe, insanlar varoldukça Kerbela unutulmayacak
|
||||||||
|
|
|||||||||
|
|
|
|
|
#2 (permalink) | ||||||||
![]() Üyelik tarihi: Mar 2009
Üye No: 9630
Mesajlar: 1,003
Konular: 210
Referanslari: 3
Arkadaslari: (8)
Interests: DAĞLARDA GİTAR ÇALMAK
Biyografi: *SAVAŞ VE BARIŞ*
Yaş: 23
Cinsiyet:
Kullandigi Tesekkür: 10 Aldigi Tesekkürler: 51
REP Gücü Puanı: 306
Aldigi REP Puani: 2251 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
Son Aktivitesi: 01-05-2010 :
20:52
Toplam Online Süresi: 6 Gün 14 Saat 40 Dakika 52 Saniye
|
spas xwes hewal serkeftin.........
MEM BI DÎCLE'RA DI BEYÎVE / MEM'IN DİCLE'YE SESLENİŞİ 'Ey Şıbhetê eşkê min rewane! / 'Ey benim gözyaşlarım gibi dökülen nehir! Be Sebr û Sıkünî aşiqane / Ey âşıklar gibi sabırsız ve sükûnetsiz nehir! Bê Sebr û Qerar û bê Sıkûnî / Sabırsız, karasız ve sükûnetsizsin, Yan Şıbhetê min tu ji cinûnî? / Yoksa benim gibi sen de deli misin? Qet nine jibo tera qerarek / Senin için hiçbir karar kılmak yok, Xalıb di dilê tedaye yarek.' / Galiba senin gönlünde de bir yar var.' ZÎN BI FINDÊRA DI BEYÎVE / ZÎN MUMA SESLENİYOR 'Ey henser û hemnişîn û hemraz / 'Ey sır ve oturma arkadaş, baş arkadaşım! Herçendi bî sohtinê wekî min / Gerçi yanmak yönünden benim gibi sin sen, Emma ne bî gotinê wekî min / Fakat konuşmak yönünden benim gibi değilsin. Ger şibhetê min te jî bî gota / Eğer sen de benim gibi söyleseydin Dê min bî xwe dil qewî ne sohta / Benim de gönlüm fazla yanmazdı.' BİR GÜN GELECEK BİR GÜN KALACAK BİR GÜN BİTECEK [Linkleri görebilmeniz için kayitli üye olmaniz gerekmektedir. Üye olmak için lütfen tiklayiniz.] [Linkleri görebilmeniz için kayitli üye olmaniz gerekmektedir. Üye olmak için lütfen tiklayiniz.] |
||||||||
|
[Linkleri görebilmeniz için kayitli üye olmaniz gerekmektedir. Üye olmak için lütfen tiklayiniz.]
Ciglik Oluruz Isyanlara Türkü Oluruz Sevdalara Reber Oluruz Cikmazlara Umut Oluruz Özgürlüge !!! Düsmana inat Ayaktayiz Ihanetlere inat Sevdaliyiz yasaklara inat Daglardayiz inadina inat KÜRDÜZ Variz Ve Burdayiz !!! |
|||||||||
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| kerbela, olayı |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvpl | Son Mesaj |
| Abdurrahman Önül - Kerbela | Rojava | Kürtçe İlahi Müzik Albüm ve Mp3 Bölümü | 7 | 06-28-2009 20:30 |
| 31 kurşun olayı... | serok.m | Diroka Kürda (Kürd Tarihi) | 4 | 12-04-2008 18:09 |
| Kerbela ne anlama geliyor? | Free Kurd | Alevilik | 1 | 10-30-2008 20:31 |
| Dünyanın En İlginç 10 Olayı... | *SinaN* | İlginç Konular | 0 | 10-22-2008 17:22 |
![]() |
Design By: JB-Team
Powered by JBulletin® Jiyan-Board Version
Copyright ©2007 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
|
![]() |