Tekil Mesaj gösterimi
Alt 11-02-2008, 03:10   #1 (permalink)
Denge Jiyan
Heval
 
Denge Jiyan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Activity Longevity
0/20 1/20
Today Mesajlar
0/5 sssss4103
Üye No: 8906
Mesajlar: 4,103
Konular: 432
Referanslari: 14
Arkadaslari: (1)
Cinsiyet:
Kullandigi Tesekkür: 5
Aldigi Tesekkürler: 207
REP Gücü Puanı: 1059
Aldigi REP Puani: 5448
Denge Jiyan has a reputation beyond reputeDenge Jiyan has a reputation beyond reputeDenge Jiyan has a reputation beyond reputeDenge Jiyan has a reputation beyond reputeDenge Jiyan has a reputation beyond reputeDenge Jiyan has a reputation beyond reputeDenge Jiyan has a reputation beyond reputeDenge Jiyan has a reputation beyond reputeDenge Jiyan has a reputation beyond reputeDenge Jiyan has a reputation beyond reputeDenge Jiyan has a reputation beyond repute
Toplam Online Süresi: 2 Hafta 5 Gün 17 Saat 1 Dakika 4 Saniye
Submit to Clesto Submit to Digg Submit to Reddit Submit to Furl Submit to Del.icio.us Submit to Jeqq Submit to Spurl
Standart kürt aleviler....

Alevilik kavramı bu gün bir çok alt kavramı daha doğrusu bir çok dini grubu ifade eden, eski kavramların yerine kullanılan bir dini ve etnik üst kavramdır. Bektaşilik dahil Kızıl başlığı, Abdalları, Tahtacıları, Nusayriliği, Kürt Aleviliğini vb. içine almış bir kavramdır. 1984’te başlayan Kürt ulusalcılığıyla ve 80’lerin sonlarından itibaren ortaya çıkan Alevi uyanışıyla birlikte cılızda olsa bir Kürt Alevi etnisinden söz etmek mümkün olmuştur. Söz konusu gelişmelerden önce topluluk üyeleri kendilerini salt Alevi kimliği içinde ifade ediyorlardı. Kürt Alevi Kimliğinin öne çıkma olgusu yenidir, son 15-20 yıllık sürecin sonucudur. Bu çalışmada Anadolu’nun etno-kültürel yapısı çerçevesinde Kürt Alevilerin özelde kendi içlerinde yaşadıkları kimlik kargaşası genelde ise ilişkide oldukları kişiler ve kurumlar tarafından kimliklendirme çalışmaları ele alınarak, söz konusu etnik yapı tanıtılmaya çalışılacaktır.

Kürt Alevilerin, yaşadıkları kimlik çatışmasına örnek oluşturacak inancıyla, Erdal Gezik’in Alevi Kürtler adlı çalışmasından bir alıntı yaparak başlayalım.

“C. kardeşlerle 1995 yılında Batı-Avrupa’ nın bir şehrinde karşılaştım. Onlar çok az Türkçe konuşabilen bir Dersimli anne ve babanın 33 ila 45 yaşları arasında olan dört erkek çocuğu idiler. Kardeşlerden en büyüğü, hararetli bir şekilde asıllarının Türk olduğunu söylemekteydi…..İkinci kardeş, kendisini herhangi bir etnik kökene bağlamayı tercih etmiyordu. O, anne ve babasının Kürt olduğunu belirtiyor, ama bunun kendisi için bir şey ifade etmediğini söylüyordu…başkalarının kendisini ‘solcu bir dünyalı’ olarak tanımalarını istiyordu. Kardeşlerden üçüncüsü, Kürt olduklarını savunuyor ve diğer kardeşlerini inkarcılıkla suçluyordu. En küçük kardeş ise, Alevi olduğunu belirtiyor ve bunun kendisini bir millete bağlı olmanın ötesinde bir bütün olarak yeterli ‘yaşam felsefesi’ sunduğunu söylüyordu.”( Gezik,2000:80)

Gerçi uzun bir alıntı ama, aynı anne babadan dört farklı kimliğin doğabileceğini gösteren çarpıcı bir örnek. İki binli yılların başında Kürt Alevi topluluğuna tanıdık olan birisi için bu o kadarda yabancı bir olgu değil. Kürt Alevi bir ailedeki bu parçalanmış kimlik hali; Kürt Alevilerin yaşadığı köyler arasında da bölgeler arasında da yaşanmaktadır. Aynı coğrafyadaki Kürt aleviler arasında da etnik aidiyet bağlamında farklılıklar görülmektedir. Kürtçe konuşan iki aşiretten biri Kürt olduğunu iddia ederken diğeri Türk olduğunu iddia edebilmektedir. Son yıllarda Kürtçe’nin zazaki lehçesini konuşan Alevilerin farklı bir etnik topluluk olduğunu savlayanlar da olmuştur. Kurmancki ve zazaki ayrımı konuya yabancı bir olgu değildir. Ancak burada kurmancki ve zazaki konuşan aleviler; Kürt aleviler ya da Alevi Kürtler olarak ifade edilecektir. Yine vurgunun Kürtlüğe yada Aleviliğe yapılması da bizim için önemli olmayacak. Bu kavramlarla kast edilen, kurmancki ve zazaki konuşan ve alevi inancına mensup topluluklardır.

Kendilerini birbirinden, farklı dört kimlikle tanıtan kardeşlerin üyesi olduğu topluluk Kürt aleviler, dışardanda birbirinden farklı olarak kimliklendirilmiş veya adlandırılmıştır. Farklılıklar en çok tarihlendirme ve köken arayışı çabasında görülür. Kökenlendirme çabasında, genel olarak üç yaklaşımdan söz edilebilir.

“Bunlardan ilkini, 1850’lerden 1920’ye imparatorluk içerisinde faaliyetlerde bulunmuş Batılı misyonerler, resmi görevliler, ve araştırmacı gezginler oluşturmaktadır. Bunlara göre; aleviler Anadolu’nun yerli halklarının ve büyük ihtimalle yakın bir zaman öncesine kadar Hıristiyan olan toplulukların kendilerini Müslüman adı altında korumaya çalışan takipçileriydiler.

İkinci grup; 1910’lardan sonra konuya kendi ulusal çıkarları çerçevesinde ilgi duyan Türk milliyetçiliğinin taraftarları oluşturmaktadır. Aleviler bu kişiler tarafından Orta-Asya’dan günümüze Osmanlı kültürü üzerindeki tüm Arap ve İran etkisine rağmen, Türk ulusal karakterini koruyan en önemli toplumsal grup olarak görülmekte. Dolayısıyla Alevilere ait tüm özellikler, kökensel olarak Anadolu değil, Orta-Asya ve etnik olarak da Türk olgusuna bağlanmakta. Aleviler tarafından kullanılan Türkçe dışındaki diller göz ardı edilmekte ve inanç düzeyinde her farklılık Türk Şamancılığıyla ilişkilendirilmekteydi.

BiR ÜLKE iSTiYORUM ADI MEZOPOTAMYA OLSUN
BiR SEHIR iSTiYORUM ADI AMED OLSUN
BiR KiMLiK iSTiYORUM BAGIMSIZ OLSUN
BiR DiL iSTiYORUM ODA KÜRTCE OLSUN
BiR YASAM iSTiYORUM BARUT KOKUSU VE SiLAH OLMASIN
Denge Jiyan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla